Yangın

Ateştir, yanacak!Bilirsin bunu,Yanmadan tutuşulmazVe tutuşmadan da kül olunmaz.Yani büyüdüğün yerden bükülüpSönebilmek için bileÖnce usul usul,İçten içten,Sonra harlanıp çatırdayarak yanacaksın.Ve her kıvılcım kızıllığının dibindeMora çalan bir mavilik olur ya,İçinin yangınından daÖylece bir gökyüzü doğuracaksın. Geçmişi tutuşturacaksın büyük bir hevesleBugününün kandiline kıvılcım yapacaksın.Öğren bunu,Kendindeki karanlığıYine kendi yangınınla aydınlatacaksınDinginliği küllerinde kucaklayacaksın. Belle çocuğum,Farkındalığın acı bir tebessümü olacak,Haklılığınsa buruk bir tadı.İyi belle bunu,Sızını duymazsan yaranı saramazsın.Önce kanayacaksın,Önce yanacaksın. Kendi omzuna yaslayarak başınıSeyre dal yangınını.Sen yandıkça var olacaksın.

Devamını Oku

VE KUŞLARIN PAYDASI SIFIRLANIR

Bir dilek tutSöndürme mumlarıBenim olsun tüm unutulmuşlarÇiçekleri sulayan annelerYine geçelerse buradanBir dilek tutTam buradaBu hizadaBu noktada ben de unutulayımGeçmiş ve gelecek duymasın sesimiEvrenin bir tanımsızı da ben olayım Gözümü aldı bu ışıklarMilyon dolarlık masada çıkan kavganınYer sofrasında yediğimiz yumruklarıHiç duymadığım bir dinin günahkârı yaptı beniİki kere yandımBir dilek tutÇok yoruldum Cansız düşen damlalardan biliyorumHissediyorum, kurşunladılar yağmuruMasal bilen nineleriÜç tekerli bisikletleriRuhumuYakıştıramadım bu yeni sesimiElbisemiEntelektüel fısıltılarınDilin dönmediği kavramlarınAnsiklopedilerinİsim koymadığı bir şey getirİster rengi solmuş ...

Devamını Oku

KÖZ

Koca hanin içinde bir garip benYayılmış endamım muhitimeBilmem ki ne desem.Seyretmek mi içine girmek mi makbul  elânKuru sevda geçmez akçe bu dergâhta.İncelmiş ruhlar ,İğnenin deliğinden geçenŞahsuvarların refakatinde bir devr-i kaimİblisin tuzağı cennet kadar uzağımda gibi,Hem nefsim kadar yanı başımda.Susma gönül haykır!Şâdan olmak istiyorumÂdem peygamberin saflığındaHavva annemin şefkat kucağında.Mutmain bir eman ileMüstakbelden maziyeher yanımla sana yöneldim veDaim yöneleyim.Tefekkürüm seyyiatımı eriten Köz'ümSeni kalben tezekkürümEn bahtiyar Öz'üm.

Devamını Oku

TMA

Ölümün kıyısındayım kızım, tam ucundaBir yanım boşluk, bir yanım tazecik saçlarınVe kadim cinayetlerin kanlı burcundaBir yanım öncesiz dün, bir yanım sonrasız yarınÖlümün kıyısındayım kızım; avucunda.Düşesim var uçurumundan bu sarhoş ayrılığınKimse umrumda olmasın istiyorum, kimseYalnız saçların hariç tabii; böyle yığın yığınSaçlarına gömsünler beni, saçlarına; mümkünseDüşesim var uçurumundan başıboş ayrılığın.Çırılçıplak kalasım var, kanayasım varSonra dans edesim var ateş üstündeSonra... Sonrası yok, sadece kan ve inkârSaçlarının çürüdüğü bu yağmurlu sürgündeÇırılçıplak kalasım var, intihar ...

Devamını Oku

Köhne Sızı

I. Canımı bedenden kopardı yokluğun Kapkara bir his sardı kuytularımı Canım ruhunu kanırta kanırta dolduruyor boşlukları Boşlukların karanlığı doluyor fikrime Fikrim bir soluk beniz Beni sana bırakıyor Seni yalnız ve çaresiz bir kırlangıca benzetiyorum Ellerin tıpkı gündüzleri andırıyor Kıvrım kıvrım dudak büküyor yapaylıklarına benliğim Sana beni çağrıştıran hiçbir şey yok mu? Sildin mi kıyılarından karanlığımı Hiç kaymadı mı gökyüzünden yıldızlar Sade tohum Kırık aynam Bırak bana beni Beni bağışla Azat et, Bir garip köle eyleme duvarlarında Meşgul sanma aşkından Korkma girdabımdan, köhne bir sızıdır yalnızca Uçsuz bucaksız kalp yarasından kalan. Berrak sancım Köksüz ...

Devamını Oku

UMUDA ÇIKAN KAPIM

Gecenin koynundayım yollarım zift karası Köşe başları sanki üstüme çullanacak Mısra ömür törpüsü, şiir kalem yarası Mürekkep yokluğunda kanımı kullanacak Ey acıya gark eden ismin dilimde saklı Adının her bir harfi alfabemce yasaklı Kim kazandı savaşı bu davada kim haklı Sana karşı zayıfım karşında çırılçıplak Senden önce kim öldü senden sonra kim doğdu? Bir damlalık sevdada kimler kimleri boğdu... Burası hiç sönmeyen yangınların son yurdu Son küheylan can verdi yalnız kaldı son kısrak Kapına geldim yine ikliminde yeşerdim Sen Yunan tanrıçası bense aciz ...

Devamını Oku

Gözüm Gölgeni Aradı

Aylardır baksam da görünmez asla gözüme, Senin o nazlı, derin, çekik gözlerin, İşitsen de bilirim güvenin yok sözüme, O yüzden biraz hırçın, şimdilerde sözlerin... Severim, söyleyemem, belki budur mizacım, Deme sakın başkası girmiş gibi gönlüme, Aşkın yüce bir nimet ve adeta gül tacım, Yürürüz yavaşça, tek, ikimiz bir ölüme... Bilsen hüzün bana zor, çekilmiyor sensizlik, İki de yavru bekler, şimdi her gün yolumu, Ayarım yok elimde, işlerim hep densizlik, Bazen kader bağlıyor, ellerimi kolumu... Gurbet daim bana yol, sana hep sabır oldu, Göğsümü ...

Devamını Oku

ÜZÜLDÜ ACILARIM

Esti hazan Gönlümün dağ  evinde Kırıldı  camlarım Buz oldu birer  birer Geldi hazan Girdi gül  bahçeme Sustu  bülbüllerim Uçtu  birer  birer Buldu hazan Bir vakti  saatte Açıldı  ellerim Titredi  birer  birer Doldu  hazan Bir su güğümüne Taştı maşrapam İçtim birer  birer Sardı hazan Yırtık  zihnimi Buğulandı kelimelerim Yazdım birer  birer Vurdu hazan İnleyen  kalbimi Açıldıkça yârelerim Yandım birer  birer Gördü hazan Öyle  bir  gönül  çelen Utandı dudaklarım Öptüm  birer  birer Gitti hazan Kırık kalplere Üzüldü acılarım Veda ettim  birer birer...

Devamını Oku

YETİM

*Kahramanı elinden alınmış, bir kız çocuğunun ellerini tutarım...* Yazı düşlerim, hiç baharı kalmamış ömründe, Ne idi hayatı sorgulatan sana dününde! Hakkı değildi toprağına susuz kalmış günün; Hasret ki umuda yazılmış çile ölümünle! Başaksız bırakarak doğacak güzel günleri... Aldatmak ölümü bu, nedir ki kaçmak değil de! Dağların da yalnız şimdi, bir benim sana dargın, Yalnızlık sade seninle değil, bir de gülünle... Saçları okşanmamış ürkek nihânı düşlerim, Sensizlik senden beridir, acı olmuş dilinde... Gözleri dolu dolu baharın elini tutarım, Gülüşü gizlenir İstanbul yüklü kulesinde... Ağlamaktır ...

Devamını Oku

MAKAMSIZLIK MAKAMI

Sanki Cana revan olmuş Didarımın askerleri , Gözlerimin zırhı Muhafızlık makamında okları yığmış Gönül kapısının eşiğine. Derunumda Yunusun Biz'den olanını bulmuş edasıyla Cana safalar gelmiş. Gülleleri güle çeviren küllerin temizliğinde ruhum. Leyâlin rehberliği Aşka bürünen yıldızların kısmetine düştü bu gece. Kalbin arşa açılan penceresinde Perdelerin ardından, Ses veriyor âdeta kâinat. Ey Nefs-i emmâre makamındaki Nâdim! Geldiysen O'nun adıyla Benlik yok bundan gayrı İstikamet Hiç'lik makamı Bu Devranın adı Makamsızlık Makamı...

Devamını Oku