Alain Corbin: Sessizliğin Tarihi/ Rönesans’tan Günümüze

"Duy bu ince gürültüyü, akıyor; sessizlik bu. Dinle, hiçbir şey duyulmazken ne duyduğunu dinle." Paul Valéry Alain Corbin Annales Okulu'nda yetişmiş, yaşayan en önemli Fransız tarihçilerden. XIX. Yy. mikro tarih çalışmalarının yanında; duyular, temsiller ve beden konusundaki çalışmalarıyla da dünyaca ünlü bir otorite kabul edilen emeritus profesör. Yani “Unumu eledim, eleğimi duvara astım.” demeyip, emekli olduktan sonra da çalışmalarına devam edip, onursal olarak da titrini sürdürenlerden. Annales Okulunun tarih anlayışına göre tarih, ancak ...

Devamını Oku

GULAN ZAMANI MİSAFİRİ: SEZAİ KARAKOÇ

"...Zülküf Dağı'nın eteğindeki o küçük kasabada dünyaya geldim... 1933 yılı baharında Diyarbakır'ın Ergani ilçesinde doğdum. Annemin deyişiyle Gulan ayında bir günde..." Güllerin rengâenk açtığı, rayihasını buram buram yaydığı, demet demet yâre sunulduğu velhasıl insanoğlunun güle âşık bülbül kesildiği ay Gulan. Zaman duracaksa orada dursun, kelam akacaksa oradan aksın, meram bilinecekse o zaman bilinsin; göz erimindeki her şey güle dönüşsün Gulan'da, Mayıs'ta... Mayıs demişiz, Gulan demişiz fark eder mi? An o ki ...

Devamını Oku

Wittgenstein: “Bir Garip Filozof” II

"Söylenebilecek herhangi bir şey ya çok açık bir şekilde söylenebilen bir şey olmalıdır; ya da hiç söylenemez olduğu kabul edilip söylenmemelidir. Dilimin sınırları dünyamın sınırlarıdır. Dilin anlam zenginliği ve anlam derinliği gelişmedikçe o dil ile yapılan iş sayısı sınırlı kalacaktır.” Wittgenstein Bir önceki yazımızda Wittgenstein'ın hayat hikâyesine  yoğunlaşmış felsefesi hakkında fazlaca derine inmemiştik. Bu yazımızda çok kapsamlı olmamakla birlikte felsefesinin bir kısmını anlamaya çalışacağız. Wittgenstein özellikle ilk dönem çalışmalarında mantık kurallarına titizlikle riayet ...

Devamını Oku

AMBROSİA (Sonsuz Yaşam Peteği)

Okyanus gözlü siyahi güzeli görür görmez antik dönemlerden birine zihinsel  bir yolculuk  yapmamda  bana yardım edebilecek düşler perisi olduğunu hemen anlamıştım. Mavi avatar gözlerini yorgun ve çorak  gözlerime çevirdiğinde en  derin  arzularım saklandıkları yerden bir bir çıkarak bütün benliğimi sarmış, zihnimin karanlık dehlizlerinde sönmeye  yüz  tutmuş közler  yeniden alevlenmişti. Elim elinde, gözüm gözünde, bütün  özümle  "nameste " dedim düşler perisine. "Nameste" diye karşılık verdi tüm içtenliği ile. Egzotik ve sihirli ...

Devamını Oku

Wittgenstein: “Bir Garip Filozof”

Adına felsefe dediğimiz düşünme/sorgulama/anlama/anlamlandırma/bilgi üretme/ bilginin türü ve kaynağını bulma etkinliği insanlık tarihi kadar eskidir. İnsanın binlerce yıldır hayatta kalabilmesi ve hayat standartlarını biriktiregeldiği (kümülatif bilgi) tecrübelerle daha iyi şartlara taşımasında felsefî düşüncenin payı büyüktür. Onun merak duygusunu besleyen, ufkunu zorlayan ve içine doğduğu evreni, coğrafyayı, zamanı, toplumu, geçmişi hatta geleceği ve en önemlisi de kendisini anlamasına yardımcı olan felsefî düşünce; eleştirel aklın ve analitik düşüncenin de mimârıdır. O yüzden ...

Devamını Oku

Kadimzamanlar ve Diğer Vakitler: 3 Kadın / 8 Zaman

Tokarczuk'u 2009 yılında çıkardığı "Sür Pulluğunu Ölülerin Kemikleri Üzerinde" kitabı ile tanımış; kalemiyle yarattığı mistik atmosferden, bir masal anlatıcısı edasıyla okuyucuya bunu sunmasından oldukça etkilenmiştim. Kayıtsız kalamamış, birkaç kelam da etmiştim üstüne. Tarihsel anlatıları bilinçdışı arketipleri kullanarak; mitler, masallar, rüyalar dahası sürreal ögelerle nasıl ustaca kurguladığını 1996 da çıkardığı "Kadim Zamanlar ve Diğer Vakitler" kitabını okuduğumda hayranlıkla gördüm. Kalemiyle beni bir kez daha büyüleyen yazarın bu eserine de kayıtsız kalamadım. "Hep ...

Devamını Oku

Konuşan Çizgiler: Deq

Deq; MÖ 2000'lerde Antik Mısır'a ait mumyaların üzerinde tespit edilen dövmelerin; Britonlardan, Galyalılardan, Traklardan ve daha birçok toplumlardan elde edilen farklı şekillerdeki desen silsilesinin Mezopotamya'ya kadar uzanan hikayesidir. Coğrafyamızda Deq veya Anadolu'da dövme dediğimiz; bedene sabırla işlenen desenler, kaynaklara göre neolitik çağlara kadar dayanmaktadır. Farklı kültürlerde farklı anlamlar ifade eden dövme, kimi toplumlarda tedavi için, kimi toplumlarda suçluları damgalamak için kullanılsa da bazı toplumlarda dini inanç sembolü, bazı toplumlarda ise aidiyet ...

Devamını Oku

Fasulye Ayıklama Sanatı Üzerine Bir Tez

Çağdaş Leh edebiyatının dikkat çeken yazarlarından Wiesław Myśliwski, yazdığı iki kitabıyla da Polonya’nın en önemli Edebiyat ödülü “Nagroda Literacka, Nike” ödülüne layık görüldü. Bilhassa II. Dünya Savaşı sonrası Polonya'sının travmatik insan manzaralarını trajikomik bir üslupla ele alması yazdıklarını dikkat çekici kılmakta. Gerek işlediği varoluşsal temalar, gerekse insan yazgısına dair söyledikleriyle edebiyat çevrelerinde evrensel bir üne de sahiptir. İkinci kitabı “Fasulye Ayıklama Sanatı Üzerine Bir Tez” isimli romanı Neşe Taluy Yüce ...

Devamını Oku

PORTRELER – BELLEĞIN KUYTULARINDAN

Belleğin neye benzediğini tam olarak tarif etmek zor. Kıyılarının nerelere vardığını bilmediğim bir iç denize benzettiğim de olur, durmadan inşa ettiğimiz, eklemeler yaptığımız, arttığımız, eksildiğimiz bir eve benzettiğim de olur. Durmadan yeniden ve yeniden inşa ettiğimiz bir ev... Benim bu eve dair ilk anılarım mutfakla başlar. Mutfak demek “anne” demek çünkü. İlk hatırladığım şeylere dair geçmişe döndüğümde hafızam, annemin yemek pişirirken izlediğim ve ne yaptığını anlamlandırmaya çalıştığım zamanlara kadar uzanır. Onu ...

Devamını Oku

Dedemin Köstekli Saati

 "Zaman en kıymetli hazinedir; değerini bilene Kitap en büyük hazinedir; okuyup, ârif olana Aile en büyük hazinedir; birlikte sımsıkı sarılana..."   Birgül Yangın Aslanoğlu'nun kaleme aldığı Dedemin Köstekli Saati romanıyla biraz geçmiş belki oradan geleceğe doğru bir yolculuk yapmaya ne dersiniz? 1979 Amasya doğumlu yazar, eserinde, her birimizin memleketinden ne denli uzak olsa da aslında hep oraya duyulan özlemin, hasretin hiçbir zaman dinmediğini, özellikle de çocukken yaşanılan hatıraların zihinde hep yer edindiğini hatırlatacak cinsten ...

Devamını Oku