Super 30

İmdb: 8/10 Yönetmen: Vikas Bahl Başroller: Hritikh Roshan, Nandish Singh Sandhu, Mrunal Thakur “Evet, Hindistan... Dünya ülkesi, ucuz ekmek ülkesi... Ama Pepsico dünya başkanı, Unilever yöneticisi, Mastercard, Vodafone, Deutsche Bank (inanmıyorsanız Google’dan aratabilirsiniz) hepsinin başındaki bir Hintli.” Bir biyografi filmi Super 30. Hintli matematikçi ve eğitimci Anand Kumar’ın hayatını anlatıyor. Sadece kariyer basamaklarını değil, bireysel çalkantılı yaşamını da her yönüyle anlatmaya çalışmış. Film öğrencilerinin Kumar’ı anlatmasıyla başlıyor. İlk baştaki replik de öğrencilerinden birine ait. Sadece ...

Devamını Oku

Chhichhor ve Sushant Singh Rajput

            Bu yazı bir film veya ünlü tanıtım yazısı mı olur, yoksa deneme mi sayılır bilmiyorum. Ama üçünden biri olmayınca anlatmak istediklerim eksik kalır onu biliyorum. Öncelikle belirtmek istiyorum ki sanatın tek amacı eğlence değil. Sanat adına yapılan her eserde, yaşayan her hayatta öğrenebileceğimiz çok ama çok fazla şey var. En kötü olanından bile... İçinde barındırdığı mesajlar yönüyle hayran kaldığım bir film, yaşarken ne kadar iyi biri olduğunu öğrenemediğim için ...

Devamını Oku

El Hoyo / The Platform (2019)

Covid-19 pandemisi ile birlikte dünya belki de modern zamanların en önemli sınavlarından birini eşit şartlarda olmasa da bütüncül olarak verirken ortak bir tehdidin dönüştürdüğü hayatlar ve yeni yaşam düzeni ile birlikte yeni sorular ve öz eleştiriler(muhasebe) hayatımızın ciddi bir kısmını meşgul etmeye başladı. Ve haneler içerisinde yaşamaya mecbur edilerek farkında olmadan yavaşlatılan zaman ile birlikte hiç olmadığı kadar düşünme etkinliğine maruz kaldık. Şimdilerde “acaba nerede hata yaptık” ile “biz bunu ...

Devamını Oku

Dört Yıllık Bir Seyir: FALL/DÜŞÜŞ (2006)

Mekânlarının çekimleri 4 yıl sürmüş bir film düşünün[1]. Hintli bir yönetmen -Tarsem Singh- elinde görsel bir özgünlük heykeli… Dünya çapında sadece üç buçuk dolar geliri ile popüler kültür açısından en az sanatsallığı kadar muazzam bir hayal kırıklığı. Mekânları arasında Ayasofya olmasına rağmen Türkiye‘de gösterime bile girememiş bir başyapıt. Filmin içinde geçen en iç parçalayıcı repliği ile “Ne olur ölmesin, yaşamasına izin ver!” diyeceğiniz bir fantastik kurgu. Aslında 1981'de yapılan Bulgar Filmi ...

Devamını Oku

Benim Adım Sam (I am Sam) / 2001

Bazı filler sorular üzerine kurulur. İzlerken birçok soruyu dile getirmese de hissettirir. İzleyici kendi hayatından cevaplar bulmaya çalışı sonrada filmi bitirip cevaplarını karşılaştırır. Benim Adım Sam böyle bir sorular huzmesinin bütünü gibi çıktı karşımıza 2001'de. Engelli kimdir? Bir çocuk ne hak eder? Ebeveyn kime denir? Doğru olan sizin istediğiniz midir, çocuğunuz için iyi olan mıdır? Dahası da var, lakin fazlası spoiler'a girer ki bu film için fazlasıyla haksızlık olur. Ülkemizde Benim Adım Sam olarak gösterime giren ...

Devamını Oku

Kendinin Peşinde Yürümek: Wild / Yaban

Modern dünya kaybedilenlerin peşinde gezen şehir insanına yeni başlangıçlar için mottolar sunmaya başladığından beri sosyal medyada kendi hikâyesinin satır başlarını paylaşmaya başladı insanlar. Kısa, öz ve mesaj verici/yollayıcı bu cümleler zamanla bir virüs gibi yayıldı ekranlarımıza. Hatta kocaman kitaplarını okumaktan imtina ettiğimiz büyük yazarlar yeniden dirildi bu sayede. Oğuz Atay sözleri, Sabahattin Ali alıntıları ve Cemal Süreya şiirleri havalarda uçuştu. Kolayın peşindeki tüketici zihnin bu metinlerle kendi yol haritaların çizmeye ...

Devamını Oku

The Village

Tarih sahnesine baktığınız zaman, yaşanan olaylara, savaşlara, kahramanlıklara, yıkımlara, göçlere… Hepsine sinmiş olan o en temel duyguyla karşılaşıyor musunuz? Korku… İnsanoğlunun var olduğu günden bu yana varlığını devam ettirme, tehlikelerden korunma içgüdüsüyle hareket etmesini sağlayan duygudur. Bir anlamda insanların faydasına da ele geçirdiği ölçüde zararına da hizmet eden bir duygu... Şehir surlarının kalıntılarına, savaş aletlerine ya da bilgisayarınızdaki, telefonunuzdaki, sosyal medya hesaplarınızdaki güvenlik ayarlarına kadar (örnekleri çoğaltmak mümkün) hepsine bakarken benim gördüğüm; ...

Devamını Oku

BLACK MİRROR (KARA AYNA)

“Dünya değişiyor. Bunu suda hissediyorum. Toprakta hissediyorum. Kokusunu alıyorum. Eskilerden pek bir şey kalmadı. Zira hatırlayanlardan yaşayan yok artık.” İzleyenler hatırlayacaktır. Yüzüklerin Efendisi filminin başlangıç cümleleriydi bunlar. Evet dünya değişiyor ve var olduğumuz müddetçe değişmeye devam edecek. İçinden geçmekte olduğumuz dönem değişimlerin artık çok daha hızlı gerçekleştiği, geçmişe kıyasla belki on yıl, belki yüz yılda alınacak mesafeleri üç beş yılda ya da üç beş ayda alıyoruz. Teknolojik gelişmelerden ve tabii ...

Devamını Oku

Adem’in Elmaları

Değişim dendiğinde genellikle insanda olumlu şeyler çağrışır. Hayatı, zamanı öğüten bir çarka benzetirsek, o çarkın her bir dişlisi hayatı bir adım öteye taşır. Bir adım ötesi ise bir adım gerisiyle aynı değildir. Bir köprünün altından usulca akan nehrin suyu, üzerinden her geçişinizde farklı diyarlara ulaşmıştır. Şu an akan su ise oraya ulaşmak üzere yola çıkan başka bir sudur. Etrafımızı kuşatan koca bir döngünün birer dişlisi de bizizdir. Bir elma ağacını düşünün. ...

Devamını Oku

Bab’Aziz

İbn Arabi “Yol hakikatin kendisidir” der. Peki, hakikat nedir? Yoldur. Peki, hangi yol? Kendimi Bab’Aziz filminde durmadan soru soran İshtar gibi hissediyorum. Tasavvuf konusunda oldukça az bilgiye sahip olduğumdan Bab’Aziz filmine, kendimi oradaki küçük kız İshtar’ın yerine koyarak başlıyorum. Nacer Khemir’in çöl üçlemesinin üçüncüsü olan Bab’Aziz filmi hakikat arayışındaki bir dervişin torunuyla yaptığı çöl yolculuğu, tasavvuf anlayışının ince ince yedirildiği, iç içe geçen hikâyeleriyle masalsı bir anlatıma dönüşmüş. İbn Arabi’nin hakikati yol olarak ...

Devamını Oku