Yazgı

Bir yaygıya baktı Bir yarasına Nakış, çiçek çiçek Dert, elvan elvan Yazı, ne bilsin Okumuşluğu yok alnın. Sevda desen, Vur ağzına aman deyim, Aha şurda koca bi nokta! Eli kanatan iğne Yarayı ağlatan ah İpeğe işlenmiş iki kuş İki harf sessiz ve susmuş. Durur mu ki iç cebinde, Eli varır mı kalbine? Allah kuluna zulmetmez Tövbe de Cehennem içinde cennet Cennet içinde cehennem. Aşk dediğin araf belki de...    

Devamını Oku

Yorgunum

Seğeriyor kalbim ara sıra Kuşları özlüyorum Bir de ekin tarlalarını Burda bütün sokaklar dar Gökyüzü gözükmüyor Kuşlar da yorgun çocuklar kadar... Gölgemi gördüm toprakta Ve bir söğüt dalını ağlarken Olsun dedim yeşil murattır. Aklıma gelmedi Bildiğim hiç bir dua İlk Amentüyü ezberlemiştim çocukken Ve Kalbim kadar İman ettim Aşka... Aklımı bağışla tanrım dedim Kıblem karışık bu ara Unutuyorum ne zehir ne şifa Yetişmem gereken bir yer var Biliyorum, Bilmiyorum nerdeyim Adım çıkmaz, sokak da. Korkuyorum Hamaylı et gözlerini Canımın iç yüzüne iliştir Vakit geç sevmeye, Küsüyor hava. Hem ıslanırsam annem kızar.. Ben bi koşu ölüp geleyim Sen yağmuru ...

Devamını Oku

Cingil

Ak sütüyle yoğurt çalardı babaannem, Kırkyama bohçalar sarardı böğrüne, Dedeme azık koyardı tarlaya giderken. Kimseler bilmezdi içindeki Çökeleğin sevmek olduğunu! Ve dişleri kesmez diye Demince sulanmış yufkanın Yumuşaklığı vefaydı, ağzına kapak Bir yastığa baş koyulmuş, Bir cingile aş olunmuş kırk seneye. Severdi babaannem dedemi, Cingil de bilirdi ben de Başka kimseler bilmesindi Ayıptı, Sevda dile gelmezdi orta yerde. İçine ne konsa cingilin Babaannemin kınalı parmakları, Sonra beyaz tülbentte sabun kokusu Severdi babaannemi dedem. Şehirden akide şekeri alırdı Onbeşte bi, bilmedin ayda bi köye gelirken Bir tek onu kesiyor diye ...

Devamını Oku

Aksak Tebessümler

Ayağımın tekini sürüyerek ve beni son durak deyip bir önceki durakta indiren şoföre küfür bilmememden mülhem kallavi beddualar ederek vapur iskelesine kendimi zar zor atıyorum. Birazdan kalkacak vapura da yetişemezsem bugün olup biten tüm aksilikleri ilahî bir uyarı olarak kabul edip eve geri döneceğim. Durup düşününce çoktan dönmemiş olmam şaşırtıcı... Zira yakın bir dostum ve kıymetli bir ağabeyimin nişan merasimine vakitlice yetişmek için saatler öncesinden evden çıkmış olmama rağmen çoktan ...

Devamını Oku

Cellada Serenat

Gülüşün tütündür açık yaraya Ve gözlerin cennetle cehennemin döküldüğü dehliz Kovulduğum köyler aklımda Aşk mayhoş, hatırsa acı sebebim Dudakların yasak elma Parmaklarımın arasında sesinin tortuları Susuşların etime büyüyen tırnak Öfkeli ve kırgın ellerin, parmakların ilmek Tepmişim yaşamak denen sehpaya Ölümse lacivert, gözlerin nasıl yağmur İçimde kurulan toy, öpülmemiş yüzün Kendi gölgene kılıç kuşanmak Kelimeler devşiriyor Asırlar ötesinden kör bir ulak Parmak uçlarında kıymık Şiirdir sana bir kez dokunmak Ya da bir denizi tam kalbinden kanatmak Sen güneşsin ki nasıl olmuşsa Baharı iliştirmişsin sesine Bilirim, öldürmeyeceğin adamı sevmezsin Ve tanımam üstüne ...

Devamını Oku