Konuşan Çizgiler: Deq

Deq; MÖ 2000'lerde Antik Mısır'a ait mumyaların üzerinde tespit edilen dövmelerin; Britonlardan, Galyalılardan, Traklardan ve daha birçok toplumlardan elde edilen farklı şekillerdeki desen silsilesinin Mezopotamya'ya kadar uzanan hikayesidir. Coğrafyamızda Deq veya Anadolu'da dövme dediğimiz; bedene sabırla işlenen desenler, kaynaklara göre neolitik çağlara kadar dayanmaktadır. Farklı kültürlerde farklı anlamlar ifade eden dövme, kimi toplumlarda tedavi için, kimi toplumlarda suçluları damgalamak için kullanılsa da bazı toplumlarda dini inanç sembolü, bazı toplumlarda ise aidiyet ...

Devamını Oku

Limon Çiçeğime Mektup-I

Limon çiçeğini bilir misiniz? Çiçeği limon vermez ama limon kokar dalları... “Baharın elçisi” derler ona. 26 yıl sonra tanışmışım böyle bir cennetle. Avucunuza dokunanca dalları insan şükrediyor çiçeğin varlığına. Tadılmamış tatlar, koklanmamış mevsimler gibi taze. Bu kokuyu taşıyan bir kadın tanıyorum. Elbette sözcükler bir bir dizilecek postacısı olmayan mektuplarda fakat bu yolculuğun olma sebebi o kokunun sevgi dolu olması. Limon kokulum. Sevgisi; Rüzgâr gibi, bulutlar gibi gökyüzü ve yeryüzü gibi tanrı gibi her yerde! İçimizde olanın görünmeyen sureti. İnsan sureti... Çoğu zaman izlediğimiz filmlerde, şarkılarda, ya da ...

Devamını Oku

Sözcüklerle Ahmet ARİF

Anadolu  ozanı Ahmet Arif olmak... Arif’in  deyimiyle; çok sevdiği halkının,  mazlumun ve garibanın ozanı olmak. Bu gün üstadı kendi dizeleriyle, özgün dünyasını ve  2 Haziranın burukluğunu hissedip hep aramızda var olacağını  anarak  aktarmaya çalışalım. “Seni, anlatabilmek seni...” Seni anlatabilmek seni, diyor şair. Evet, kendi dizeleriyle Ahmed Arif’i anlatabilmek zor. Belki de en zoru onu anlayama çalışmak. Ahmet Arif 21 Nisan 1927'de Diyarbakır'ın “gâvur” mahallesi diye bilinen Kürt Ermeni karışımı bir mahallede dünyaya gelir. Taa o zamandan ötekileştirmenin şaplağını yer hayattan. ”Gâvur” olmanın ...

Devamını Oku

Limon Bahçem

Mevsimlerden sonra göçmen kuşlar gördüm gökyüzüne asılı Ağlamaklı bulutlardan geçtiler Turunçgil renginde gün batımlarından Tomurcuklar açmış ağaç dallarından Serden geçtiler, benim gibi yardan. Yardan uzak özlem filizleniyor toprağımda Her saniyesine bin bereket, Çoğaldıkça çoğalıyor göğsümde. Söyleyin rüzgâra, uğrarsa sevgiliye Dağların arasından Ovalardan Yaylalardan Soğuk soğuk akan can suyundan geçsin, Varsın sevgiliye, Arif’in dediğini fısıldasın kulağına; “Özlemin buruk bir tadı var, hele seni özlemenin...” Taze toprak kokusunda can veren çiçeğim, Limon Bahçem, Tandır ekmeği pişiren coğrafyamın yaramaz kızı… Şimdi anlıyorum sinesine bıçak saplamış şairleri Yokluğunun(uzakta olmanın) her hali anlaşılır fakat özlemin… Peki ...

Devamını Oku

Şempanze Sokağı Sakinleri

I Karanlığı elime aldım Sıktım sımsıkı, Avuç dolusu uykusuzluk döküldü yerlere. Her gidişin bir uykusuzluğu olur Keza sensizliğin de. II Almışsa yerini boş, anlamsız bekleyişler O zaman susmasın şiirler, şarkılar Durmadan tokatlayalım birbirimizi sözcüklerle “Ne hali varsa” kezlerce sövelim yalnızlığa. III Halbuki kederli bir günde de mutlu olunabilir. Misal, kederini içtiğim gece, Şempanzelerin dans oynadığı sokağa ben de girdim Kulağımda caz, Gönlümde Anadolu türküsü Yakıyor geçmişin acılarını bir tütsünün ucunda Adaksız ve muskasız bir dilekle seni andım Şimdi dans ediyorum bir o yana bir bu yana. IV İçimizi kahreden şiirleri kurşuna ...

Devamını Oku

Ötekilerin Dünyasından James Baldwin’e

Geçen Yüzyılın hafızasına kaydedilen ve hepimizin bildiği ötekiler listesinin başında; Yahudiler geliyor. II. dünya savaşında (dünyamızı paylaşma savaşı) toplumlar bedelini; can kayıplarının yanında, ekonomik, sosyal, psikolojik ve daha nice alanlarda can çekilerek verdi. Haliyle o günden bugüne ışık tutan bireylerde de iz bıraktı. Örneğin 30'lu ve 40'lı yıllarında Nasyonal Sosyalizm döneminde Nazi rejiminin zulmüne uğrayan 100'den fazla ünlü Alman bilim insanı ve sanatçı Türkiye'ye(İstanbul) sığınmıştı.(Mimar ...

Devamını Oku

Güneşi Uyandırmayın

Güneşin uykudan uyandığı bir saate Kaçıncı sokağı geceden sabaha emanet ettiğimi bilmiyordum. Düşüne düşüne kaldırım taşı sayarken, Karanlığın kollarında sabahın ışığına vardım. Kendimi kimsesizlerin iskelesinde bulduğumda ise Karşıyaka'nın taksicisine senin adresini sordum. Uzun uzun baktı gözlerime, Susuzluk çeken bir susma ve ardından kramplı bir özlem bulantısı İzmarit toplayan sokağın meleğine sorduğumda, Nahif, çizgili yüzünden sözler döküldü yüreğimin küreğine; “Yüreğinde olanı sokakta arama!” dedi. Sustuk en uzun günün sabahında. Ayaklarım aramaya devam ederken Başka sokakları geceye emanet ...

Devamını Oku

Gaudi’nin Ayak İzleri ve Barselona

19. yüzyıla yolculuk gibi bir denenmemişlik hissi ve yeni bir anı yaşamanın soluksuz heyecanı ile zamanı çok yaşayalım diye az uyuyup rotamız Barselona kentine doğru yol alıyorduk. Şimdi gelin bu hislerle Barselona'yı ve onun gölgesi, yaratıcısı olan mimar Gaudi'yi analım. 19. yüzyılın sonlarına doğru Eyfel Kulesi'ni inşa ettiren firma, Gustave Eiffel, bugün Paris'te bulunan Eyfel Kulesi’ni ilk olarak Barselona’da yapmak ister. Gelen tepkiler üzerine yapılamaz ve Paris'te yapılmasına karar verilir. Tıpkı ...

Devamını Oku

Oyuncak Dükkanı

Uyandık bir geceye, şair yok. Acı çeken kalemi gülüyor kendi kendine, Kağıtlar mutluluktan dans edip uçuşuyor etrafa. Ah'lar ne zamandır kilitli dört duvarda. "Çok konuşanlar" sokakta güneşi ısıtıyor teninde. Ağacın dalları yetmiyor artık kuşlara. Kafesler küçük, boş ve kilitli. Sokaklar dilenci diliyor yalnızlığına. İnsan evladı artık mahlûkatı bağrına basıp koruyor, kolluyor ölmekte olanı. Nefsi mahluk, peygamberler ordusundan dua diliyor. İsrafil'in nefesini hissediyor, Azrail’i anıyor. Zihninde iyi yolculuklar ediyor. Zaman tüketmiyor, israf yapmıyor Az konuşuyor, öz ...

Devamını Oku

Père Lachaise Mezarlığı; Paris

Ağustos ayının sıcak günlerinde  tın tın giden bir otobüste, Paris'in kapısına dayanmış son sesle "Nilüfer" şarkısını dinliyoruz, Müslüm Baba'dan. Gariptir zamanın mekanla , şarkının Paris'le uyuşmaması. Zaten düşündükçe de kendi kendime gülüyorum. Neyseki gülümseten bir anı. Gençlik Otobüsü Projesi(*) vasıtasıyla 11 kişilik ekip olarak, bir sonraki  rotamız olan Paris'i heyecanlı gözlerle keşfetme heyecanını görmeniz gerekirdi. Ve Paris.. Ama anlatacaklarım, ne balkonlarına özendiğimiz çiçekli cennetler, ne sanatına hayran kaldığımız sokaklar, ne ...

Devamını Oku