TOPAL HÜRRİYET

Elleri, hüzünlere gebe kalmış eskilerden Ellerin, çiçekler sulayan her gündüzden Büyüsü çiçeklerin, bülbül kokusu Büyüsün çiçeklerin, sula hakir çocuk… Gökyüzü bulmuştu suskun hurdalıkta Maviye çalan hislerle debelendi boz toprakta Kaç arşın adımlamış, saymamıştı Taze duvaklar sayıkladı içinden Öpünce geçen yaralar Koşan çocuklar geçti birden aklından Hepsi birden olmuştu Birden düşmüştü yollara Elleri kolları bağlı ağaçlar Kısılmış sesler duydu ardından Hayır! Hayır! Diye haykırdı bilmeden Sahipsiz bakışlar vardı üzerinde Düşünceden yoksun suratlar Konuşunca nefreti sayıklayan bilginler… Sessizliği koyu bir gecenin ayazı Girdabı pencerelerden süzülen gönlüne Şafağı beline dolayıp da sökmek istedi ...

Devamını Oku