Sanrı

“Her şeyin donuklaştığı zamanlarda sen içimde parıl parıldın.”* Kim aydınlatır geceyi? Karanlık kaldı. Üzerine rakamlar bıraktığım dünya beni hepsine pişman etti Elinden geleni ardına koyma dedi, Görürüm ben deli köşelerini. Birime on ekledi, yanıma bırakmadı Kalbimden geleni burnumdan getirmekte hünerliydi, geciktirmezdi hesabını. Erkek bahçeleri vardı dünyanın Korkmuyordum. Gülbahar ile Ahmet’in kaderine şahit olmuştum Zehra kızın güzelden uykusuna. Gövdemi mesken eyleyen gurbet Gövdeme açtığı uçurumun adını Sehel koymuştu Korkmuyordum bu yüzden Safımda hep bi farklı, kanımda deli ve kabıma sığmazdım İşaret edilirdim ve bulanırdı sularım Didiklendikçe kimliğim, durulduğuna hiç rastlamadım. Sar ...

Devamını Oku

Bereket

Keyifsiz imzalar atıyorum geceleyin Ama bir yerlerimde de bereketin selamı var gibi Bereketli yerlerimden yürüyor karıncalar Kervan mısınız dedim mutfak duvarları, tezgâh üstü Nasıl nizam intizam helal olsun Sürahi attıydı kendini ellerimden aşağı Düştü kırıldıydı yerler ıslak rengi su yeşili Acil telaş ortadan kaldırdım bu sakarlığı Parça parça parmaklarıma kaniçi kırmızı Büyüyorum Uzun vardiyalı bi burun sızısı tuhaf Oooh yavaşça yaktı canımı, aferin sızı sana. Efsunlayan, dedi C. Önce kendini efsunlarmış Ben artık efsun Ama duvar içlerinde saklı kokum Büyüyoruluyorum Babam hiç büyümüyor mu Annesiz yanıma aklı yağmıyor ...

Devamını Oku

Tekâsür Kolonyası

sağ başlara ıydiyye mezarın elleri öpüp koklanmıyor mezarın elleri bile yok çıkıp taşlı toprağın arasından dudaklara uzanmıyor vatan sağ olsun ve başın sağ olsunla kürek kürek vedalar ardı bayramlar şeker şerbet olmuyor seher kokusuyla sümbüllenmedi pencereler hânelerin içi buram buram sümbüllenmedi yıkanıp yunup da serilmişse artık seccadeler kokusu beyhûde tüter burnunda yitik kuşların hâneler içinde eksilince bir hâne yol boyu sefer uzar gider başı sağ olana hâneler içinde eksilince bir hâne bir ıydgâh olur kabristan ...

Devamını Oku

Matematik Sanatı Hakkında

Jerry P. King, Matematik Sanatı, Çev.: Nermin Arık, Tübitak yay., 1998. Bu kitabı okumadan önce sanırım belki de birçok kişinin vereceği tepkiyi verdim/verirdim ilk bakışta: Matematik ve Sanat mı? Esasen evet; matematik ve sanattan, ilkokul sıralarımızdan beri bir şekilde bir arada söz ettiğimiz zamanlar olmuştu. İlk gözümde canlanan şu oldu: Matematik kitaplarında gördüğümüz kar tanelerinin resimlerine verdiğimiz şaşkınlık ve hayranlık tepkisi. Daha sonra geometrik desenler ve mimaride de matematiğin sanatı pek ...

Devamını Oku

Muamma Üzerine Bir Deneme

Hâlime bir başlangıç, hâlimden bir başlık. Kulağımdaki müzikte aradığım ilham parmaklarımdan aktı akacak. Beni bu kimlik aklamayacak. Dönelim muamma. İçimiz dediğimiz yerlerden dökülelim. Dışa döktüklerimizi toplamaya yetmeyecek bu eller. Sevgili Tanrı’dan af dileyelim. Bilir ki severiz O’nu. O’nu annelerimizden de çok severiz. Dönelim muamma. Anlatamaz derdini Mualla. Hız çağında kulak verdiğimiz hâlden ne düşer payımıza. Hız diyorum sana, seni bile aşmış bu hız çağından açalım bahsi. Duyduğun sayısız sesten, gördüğün sayısız ...

Devamını Oku

Mendilime Bulaşanlara Delilik Diyorlar

Kapalı göz kapaklarının arasında belli belirsiz gördüğü rüyayı anımsamaya çalışıyordu Sevim. Kimisi tanıdık kimisi yabancı bi kalabalık... “Önceki günün aynısı hemen hemen” diye düşündü. “Bi önceki ve diğer günlerin de...” Rüyasının içine yavaş yavaş bir müziğin ritmleri aktı aktı, yayıldı, kapladı tüm zihnini. Sesin kaynağının neresi olacağı yönündeki ihtimaller bu kez müziğin tınısının önüne geçti. “Üst kat, yan komşu, telefon, telefon?!..” Gözlerini açmasıyla saatin kaç olduğunu düşünerek hızlıca yastığının altındaki telefonuna bakması bir ...

Devamını Oku

PUTLARIMI YIKAMIYORUM

Gecenin ümit, yalnızlığın dost, gözyaşının merhem olma ihtimalindeyim. Tam da şimdi sessiz sözcüklerde, menzilsiz yollarda, vuslatsız sıladayım. Değil kursakta kalması, hevesin hayale sığmadığı bir yerdeyim. Yine de dili var kalbimin ve sanki bir yerlerde mümkünü var aklımın. Kalbimin dili çocukça bir sesleniş bırakıyor şimdi gecenin içine. Anneciğim, sen yokken babama daha bir yabancıyım ben. Sana her anneciğim dediğimde yahut her ‘yokken’li cümlelerde gözyaşlarıma hâkim olamıyorum. Ama şimdi olmaz, şimdi hiç sırası ...

Devamını Oku

Neri’yi Dinliyorum

Gündüzünde sınavımın olduğu ve benim matematik defterine gömülmem gereken veya hadi uykumun tadına varacağım bir vakitte diyelim, sabahın 5:20’sinde kendimi Neri’yi dinlerken buldum. Neri böyledir; zamansız (neye göre?) gelir, ezberlemekten aciz kalacağım düşüncelerle doldurur zihnimi. Ben de gelip yazmaya çalışırım aklımda kalanları. Öyle bakmayın, benimle paylaştıkları hafife alınacak gibi değil. O kadar ki öncekileri hatırlamaya çalışırken ben, o hâlâ konuşup duruyor arkadan, yenilerini boca ediyor zihnime. “Dur Neri, şimdi yavaşlayalım. Olur, ...

Devamını Oku

Boşlukta Bir Çiçek

Cânım Çiçeğim Ellerimde solduğuna şahit olduklarını söylüyorlar; herkes buna şahit, buna ellerim, buna gözlerim de şahit. Solup gittiğine sanırım bütün varlık-yokluk âlemi şahitti. Fakat kırılan dalına içimi aşıladığıma şahit olmadı kimse, belki ellerim, gözlerim de olmadı. Hayır çiçeğim; titreyen, aranan ellerim ve yaşı durmayan, uykusuz gözlerim buna da şahitlik edecektir. İçimden aşıladığım bu yaşamla var kıldın yok diye anılanı. Yeni bir zamanı, yeni bir mekânı var kıldı köklerin. Şimdi zamansız bir ...

Devamını Oku

Cinayet Bulmacaları, Halil Cengiz

Yazınsal türler arasında farklı bir yeri ve tarzı olan polisiye türü ve bu tarza yeni bir perspektif kazandıran Cinayet Bulmacaları bahsimiz. Polisiye kavramı ile ilgili genellikle ilk aklımıza gelen şey; dedektif, polis, katil ve maktul unsurlarıyla örülü bir anlatı türü ve bunun kitabın ötesinde, filmlerle de karşımıza çıkıyor oluşudur. Sherlock Holmes, polisiye türünde mite dönüşmüş bir tiptir ve okuyucu- izleyici kitlesiyle ilgileri farklı dönemlerde etrafında toplamıştır. Bunun yanında kitap endüstrisinin ...

Devamını Oku