Kavimden Göçen Mihmân

Dibe çöktüğümden beri düne küsüm. Bir asrın ortasında kadın silüetindeyim, binbir çiçek kokusundan bihaberim. Durduk yere irkilirim, uyanır bakarım, mevzum derin. Uzunca susarım sonra, bilmem ki neresidir yerim? Affına sığınırım tüm gerçekleşmedikçe kırılan hayallerimin. İçimin hastaları yatak değiştirme gayretinde, ordularım yürüyor ıssız bir kente. Yüzüm düşüyor senin yüzünden, hüznümden düşen bir şarapnel parçasıdır, beş karışa galip gelen. Tabipler ziyarete gelecek, şifası menzilde saklı mendili hangi ocakta yaktın, hangi baharda kor kaldım ...

Devamını Oku

DELİ TAPINAĞI

Günlerin gecelerine dargın, Sen yaşlarında bir kadınım. Her şey bu kapının arkasında yaşandı diye, bir odadan diğerine geçerken başladı düşsel intiharlar. Seni yarıya böler yarım dediğin giderken, yarın olunca bir deli tapınağında ölüne denk gelirsin. Gün demini alırken, eşikten başını uzatır gece. Bir gününü bin gün sayar dururlar ve gururla sunarlar içi boş meziyetlerini. Şuuruma dokunuyorsun... Şuuruma dokunuyorsun da şu uğrunda heba edilmiş belki veda süsü verilmiş, can havliyle kaçan canımı görmüyorsun. Hadsizce inliyorum. ...

Devamını Oku

Dilhun

Tanısı geç konulunca boğuldu balık bir kaşık suda. Bu da bir şey mi? Çığ kardan korkunca düşmez oldu faraza, çiğ yenildiğinden pişmez olunca anılar, an'ı yok saydı gece ve hiçbir hece dile gelmez oldu böylece. Dize gelmeyen an, hamdır. Bazen haram bazen haktır. O da bir şey mi? Sığ kaldı enkazın arasında, endamını yitirdi dün ve birkaç heceyle devam etti yola. Pazarın ertesi var, tam da Sütçü ...

Devamını Oku

Kutsal Hitap

Evvel zaman içinde, 'zamanla olur' denilen cümleler kalmış dilinizin ucunda. “Ve sonsuza kadar mutlu yaşadılar.” Hüsn-i zannı ağzınızın kıyısında… Fincan kanaat getiriyor; kime, neye göre bu karar? Hangi telve sözünü tutmuş ki üç vakte kadar? Kendini en yakın sağda parka çekmiş nice düş kırıldı çoktan. Sahi bu hakikat neye yarar? O gün hiç anlamı yoktu hiçbir şeyin ve böyle hissin iç kanamasına talimdi zaman. Hiç kanamadan ...

Devamını Oku

Aşeka

Bilmiyorum... Temmuza yaz denmiyor buralarda. Gökyüzü denizle imtihan edildi bu sabah. Tektim o kaldırımda. Kaldırıp attığım tüm ikinci tekillerin yokuşundan tek indim, yuvarlandım da. İçime yuva yaptığından dar kaldım kendime… Sonra sustum. Ölüsüne, ölü süsü verdim kırık bir aynanın. Ben burada hapşırırım, o çok yaşasın; dondurma kutularından çıkan dolmalar gibi yaşasın. Umduğunu bulamayınca gözü dolan adamın, gözü dönen  kadına kavuşması etkili bir raks olmaz mı? Sahi, bakma sen bana. Kül diye kalan tütmez her ...

Devamını Oku