Yalnızca Yalnızlık Şiiri

Yüzünü unutmama az kaldı. Rüyalarımda olur da tanıyamazsam seni, Duyup da dinlemezsem sesini, Hayat nasıl sürer gider Ayracın tuttuğu yerden? Öyleyse seni nasıl dinlemem, Görür de nasıl fark etmem, Bilmiyorum. Kendimi de bilmiyorum, seni de. Neredesin, gerçekten kimsin; öğrenemem. Yalnız, yalnız olduğumun farkındayım; Ötesi yok. “Kaybettim” dediğim anlarda Peşimi bırakmak yok. Beni benden iyi biliyorsun, Bana benden iyi geliyorsun, Kalbimi nereye saklasam oradasın… Yalnızca yalnızım, diyorum. Duyuyorum seni; inanmıyorsun. “Bildiğim tüm şarkılar kadar ezberimdesin” diyor sesin, Gözleriniyse satır satır unutuyorum. Ama sesini duymak, Yalnız olmadığıma inanmak istiyorum. Zaman beklemez ya hani Unutuveriyorum. Bazen senden kaçıyorum, Belki ...

Devamını Oku

Son Bahar

Resimlerde gülüyor yüzün, Eskisi gibi, bize bakarken… Sen gülüyorsun, herkes mutlu Sen gidiyorsun, Buna koşulsuz inanan var mıdır ki? Sonbaharın yağıyor üzerimize, Gözyaşları yağmurla karışık. Teselliler rahatlatıcı, Bana dönen yüzler yabancı Bu duygu tanıdık bazılarına Sonbaharları atlamıyormuş hüzün, Bir sene arayla olsa da… Gülüşünü tanıyormuş bir kere, Karşıma yabancı yüzler çıksa da… Gördüğüm ilk tabut senin olamaz derdim, Soran olmadı. Şimdi Gözlerimi kapattığım an duyuluyor, Gülüşünün sesi Herkesin önünden o son geçişin, Hepimizin farkında olduğu, Ayağa kalkıp da izlediği O son geçişin, Yakışmadı gülüşüne… Gidilecek geziler vardı daha, Her defasında Ama her defasında Sana nazını geçirecekti gençler Onlarlayken ...

Devamını Oku

Tarihi Çağlara Adanmış Bir Şiir

Şu ‘‘yazı’’ dediğimiz şey, iyi ki icat edilmiş de; kapatmış çağların tarih öncesini. İnsan derdini nasıl anlatırdı başka? Ben bilmiyorum. Sesini nasıl çıkarırdı yaşama? O ses bazen yalnızca bir kalem ucunun kırılış sesi olsa da, başlangıçtır; ilk adımdır; yaz. Fırtına öncesi sessizliği bozandır, yaz. O gün neyi haykıramadıysan, misal; hayatın samimiyetsizliğine, sahteliğine inat; yaz. Bir öyle bir böyleliğine isyan et hayatın. Durma, anlat; hayat komik değil diyenin, hayatı henüz anlamlandıramadığını… Sevdiğin filmi milyonuncu kez izleyip yine bir öncekinden daha tatmin oluşunu anlat. Kitaplarda yazmazsa hepsi, senin ...

Devamını Oku

TANIŞIYOR MUYUZ?

Hiçbir şeyin kendisi, düşüncesi kadar değerli olamadı. Ne kadar güzel şeyler yaşarsam yaşayayım; günlüğümde yazanlar, yaşadıklarımdan daha etkileyiciydi. Aynı şekilde kimi seversek sevelim, akıldaki hâli gerçeğine oranla kusursuz oldu hep. Hangisi gerçek olan? Gördüğün mü yoksa hissettiğin mi? Görülen mantıklıdır ama gerçek olduğuna hiçbir zaman emin olamayız, olmamalıyız. Her şeyi, bir yere kadar görebiliriz. Tamamını görmek sınırsızlık ister, tarafsızlık ister; fanilikten uzaktır. O zaman aklımızda oluşan şekildir esas olan. Ne olurdu, ...

Devamını Oku

Karanlığın Götürdükleri

Bu hayatı sevmiyorum, buraya ait hissetmiyorum, İnsanların beni sevdiğine de inanmıyorum! Ben de mutluluğu o dokunmatik ekranda buldum, kendimce. Kilit tuşuna bastığım andan itibaren ebedi yalnızlığıma dönüyor olsam da sabaha kadar oynadığım oyunlar, tanımadığım insanlarla yaptığım konuşmalar beni gerçek hayatın sorumluluklarından uzaklaştırıyor. Sabah uyanıp, tabii buna uyanmak denirse, okula gidiyorum. En arka sıradan başka yerde oturursam huzursuz, savunmasız hissediyorum. Kapüşonumu başıma geçirip kulaklığımı kulağıma takıyorum, bu sıkıcı dünyanın yine dışındayım… Bir ...

Devamını Oku