Kaybetmenin Yakın Tarihi

şu yaşamak yarışı düştüğünde yakamdan çocukluğumu yarayla açıkla sevgilim parklar göster onlara dizlerimi şahit tut adımı yanlış koy bütün doğrular inadına mutsuz çocuklara anlat kalbimin kirini gözlerine bak inan onlar da yalan söyler anlat onlara tebessüm sığan bütün fotoğraflar ertelenmiş bir cinnet barındırır. sevgilim, bazen insan geç kalmaya bile üşenir hüzün ayyuka çıkar gözden bazen fena insan bir kere bir şeye yetişemesin sonra bütün kavuşmalar eksik kollarıma sıla. kısılmış bir şarkı olan sözlerimle yalnızlığı güzellediğim geceleri anlat nasıl kapıdan çıkınca başlıyorsa gurbet öyle seviyor kaybedişini ...

Devamını Oku

Eve Ekmek Götüremeyen Şiir

Bütün kaybedenler toplansak bir uçurumda Kaderine yenilenler Talihine küsenler Terk edilenler sırtından vurulanlar Mutsuzluğu yüz ifadesi edinen öğretmenler dünyadan merhamet dilemeyenler Kravata boyun eğmeyenler Eve ekmek götüremeyen babalar Akşam ezanı okununca gidecek yeri olanların ardından Nefret ve can kırığıyla bakakalanlar Bütün, bütün toplansak ölü kırlangıçlar gibi Kanatların anlamsızlığı hakkında haykırsak Biriniz de anlayın lan orospu çocukları Haykırsak atlayıp bulanık zihnimizden aşağı Tüm küfürlerin anlamını yitirdiği o malum yere Anlaşılmanın çok da ütopik olmadığı anlaşılsa Huzur ve başarmak farklı şeylerdir anlaşılsa Sevmek ve sevişmek kardeş değildir anlaşılsa Biriniz çıkıp yeni ...

Devamını Oku

Dümenden Gülme Sanatı

Muskama gizlediğim etnik kökeni belirsiz Bir dua gibi boynumdadır yaralar Bu göğün altı hepimize dar Acımı katlayıp kaldırdığım yarınlarla Beni bu çamurdan bir kere daha Üfle Tanrım! Avlular dolusu kalabalıktan geçtim Dönüp dolaşıp bir puşta çarpan elim kanıtlar Yuvarlaktır dünyanız. Kıçını altın klozette paklamış Bir şeyhin rüyası mıdır yaşadıklarımız? Üzüntüden ölünseydi Bu kaçıncı cenaze saymadım, Saymadım bu kaçıncı vuruşum âsâmı yere Kötü bir yağmurun habercisi olarak Kızıldenizler yarılıyor içimde Kravatlı yavşaklar Bu denizde gusül alıp Cennete koşuyorlar arındıkları günahtan Sevmediğimiz insanlarla Gitmek zorunda olduğumuz yerlere de Cennet denmiyor Allah’tan! ‘’Yürüdüğün yolda sendelersen İtecek ...

Devamını Oku

Doğmadan Öğrenilmeyecek Şey Hakkında

Halk arasında, genellikle gecenin ilerleyen saatlerindeki masa sohbetlerinde, beyin fonksiyonları yavaş yavaş işlevini yitirmeye başlayınca, başlangıç noktasını en çok geçmiş olan tarafından ortaya atılan “Ulan n’olacak bu memleketin hâli” serzenişi ile yıkmak, yok etmek, yerine beğendiğini koymak şeklinde ortaya çıkan devrim hadisesi, aslında asıl manasının sonsuz derece dışarısına çıkmıştır. Hoş, gecenin sonunda en uyanık ve en gaza gelmiş olan kişi tarafından evinin yakınındaki en ıssız sokağa aceleyle “İş, Aş, Hasan ...

Devamını Oku

Bazı Parklar

yelesinden sarkıyorum bir bulutun şimdi gökten bir sağanak ağlasa gözlerimizin nemi eşitlenir dünyayla yalanlarından başlasam unutmaya eşkıyaların kestiği yollarımda aklımdaki melodilerin çaldırılacak bir şeydir. çocukluktan ödünç yaralardan öğrendim dünya; alırken değerli satarken ikinci el yorgunluğudur aramızda. anaların doğurduğu boşluklar adına herkes tarafından sevilme samimiyetsizliği boğdurulacak bir nefestir daima. bu acısına meftun olduğum kader bu bir yenisini beklediğim yarın bu iki rekatta derviş olan yarım inan bana bu evler bir gün ölür bir gün ölür bütün sabahlar ısrarla uyanılan bin yalan son bulur. perdeleri çekilmiş bütün evler aşkına yanlış partilere verilen ...

Devamını Oku

Esrarengiz Olaylar – Elisa Lam

Dünya tarihi; içerisinde gizemli ölümler, gizli kalmış olaylar ve bir şekilde aralanamamış sır perdeleriyle doludur. Bunlardan bir tanesi de gündemi ve özellikle internet dünyasını çokça meşgul etmiş bir ölüm vakasıdır. Bu ölüm şüphesiz Elisa Lam adındaki genç kadına aittir.  Üzerinden yıllar geçmesine rağmen halen bu şüpheli ölüm hakkında çeşitli teoriler üretilmeye, yazılıp çizilmeye devam edilmektedir. Şimdi gelin genç yaşta bir şekilde aramızdan geçip gitmiş olan Elisa Lam vakasına bir göz de biz atalım, sıkı ...

Devamını Oku

Esrarengiz Olaylar – Philadelphia Deneyi (Rainbow Project)

Tarihin en belirsiz ve en aydınlığa kavuşmamış olaylarından birisi de kuşkusuz ki Philadelphia Deneyi, yani orijinal adıyla Rainbow Project’tir. Deney ile ilgili ilk medyatik ciddi araştırmalar, 1980’de deneyi anlatan bir filme izin verildikten sonra başlamıştır. Daha önceleri, kamuoyuna göre olay sadece saçma bir söylentiden ibaret kalmıştır. Charles Berlitz ve William Moore’un ortak yazdıkları kitap, bir fantezi olarak kabul görülmüştür. Ne var ki deney ile ilgili kuşkular günümüzde bile hâlâ sürmektedir. Nedeni anlamsız bir söylenti dahi olsa, aşağıda ...

Devamını Oku

Galiba Seni Seviyorum

Hep bir yerlere geç kalmışlığımla, Yetişmişken sana. Ben bu mesafeden kaç kere, Omzundaki çukura düştüm. Anlatmadım. Mükemmel hatalarım var Gül. Sevap haneme batırdığım dikenlerim. Anlatmadım. Yanlış kurulmuş bir cümleyim, Yarın tövbesi edilen bir dilek Bir türlü varamamanın telaşıyım. Kitaplarım sağ salim, Seksenlere bile geç kaldım, Sana mı kalmayacağım? Utanıyorum. Adının geçmediği şeyler yansın Gül. Birlikte orijinal günahlarımız olsun Sana en eski kelimelerden Yepyeni şiirler devşireyim. Boylu boyunca uzanıp bir gönle Kaybettiklerimi anlatayım sana. Sicilimdeki ismini sonra, Anlatmadım. Sana dair bildiğim her şey Kendimden gizlediğim sırlarımdır. Galiba seni seviyorum İsimli bir şiirle Süper bir namazın duasına yetiştim. Anlatmadım. Üzgünüm, Hayat üzülerek ...

Devamını Oku

AYRILIĞA ŞİİR SÜSÜ

Bütün isyanım; Nuh’un aşk acısı çekmesi üzerine… Kavmini terk eden peygambere, Sevdaya yanmayan suya Ve Turist Ömer’e… Küçüklüğümü fırsat bilip, arkamdan ölmüştü bir kere. Sonra, keşkelere. On liraya bir hafta çalışan tamirci çırağına, Tüm gün ağlayan başı okşanası yetime, Sonu ısrarla mutlu biten masallara, Yalnız fotoğraf makinesine gülen suratlara, Palyaçolara, Şair olmak için sabaha karşıyı bekleyen yeni yetmelere, Yani bana, Yani sana… Belki; Gecenin zehrinde bir mesaja sığan aşklara, Sözde, adı sevdalara…   Gidişinin gün dönümünde, Bir ayrılığa daha şiir süsü verdim. İlhamın geleceği filan yok. Hava da soğuyor. Kalsaydın. Sarılsaydın yaralarıma, İyi olurduk. Son kadehi ...

Devamını Oku

SENE 1917

Ey dilber-i Rana Kenarı yanık mektubunu aldım. Gördüm ki, beni sevmeye niyetlenmişsin. Demişsin ki son satırda, Mutluluk sendedir. Beş kuruşsuz olsan da Sevda; malda değil, tendedir. Ey Tesadüf-ü müstesna, Bu aciz kul iyi bilir. Gözlerin ab-ı hayattır. O dilber dudağından dökülen her satır Şu bedbaht yanağıma konan bir buse Lakin, benim gönlümün küçük damı, Daima akıtır. Ve hüzün sızar penceremden içeriye. Ahvâl buyken kendimi sana eklersem, Korkarım. Huzurundan bir şey kalmaz geriye. Ey kaşı kemanım, Ey derdime dermanım. Bu kadar eksikken, Yalanlar söyleyip, Nasıl derim şimdi? Ben sana tamamım. Acının evladıyım ben. O bensiz yapamaz. Bak ...

Devamını Oku