EUREKA

İnsanların birbirine çarpmasının nefes almak kadar normal olduğu bir yerdeyim. O kadar kalabalığız ki güneş bize yetmiyor, bazıları gölgede kalıyor. Bazılarımız da yerde dolaşan gölgelere basmamak için camiye sığınıyor. Bende öyle yapıyorum. Mermerler her gün binlerce insanın ayağının altını öpmekten yorgun ama inadına beyaz. Soluklanırken etrafı izliyorum. İki çocuk geliyor. ‘Su! Buz gibi su.’ Türkçemi bile dinlenmeye almışım sanki sadece anlamamış gibi bakma gücünü buluyorum kendimde. Tepkisiz insanları pek sevmeyiz. ...

Devamını Oku