YAŞAMAK TELAŞI

1 Zile basıyor Namık Bey, yine her zamanki utangaçlığıyla. Aylardan Kasım, haftanın son iş günü. Dışarısı kar, kıyamet. Kapı açılıyor, gülen gözleriyle çocuklar karşılıyor bizi; daha doğrusu Namık Beyi. Böyle şeyleri olur olmadık üstüme alınıyorum, keşke benim de çocuklarım olsa diyorum. Kumaş kısmının çocuğu mu olurmuş? Hiç… Namık Bey, portmantoya asıyor beni, ev sıcacık. Portmantodan onları izliyorum. Çocuklarını öpüyor Namık Bey, onlara sarılıyor; günün yorgunluğunu adeta onlarla atıyor. Yüzünde yılların birikintisi, tebessümünde ...

Devamını Oku