Zemheri Kış

Bir aralık doğmuşum işte, Sonrası hep bir soğuk. Isınmam Eylül’ü bulur, Bu amansız gidişle. Ve yokluğunu diyorum Zaman-sızım; Bir mevsime benzetsem, Bu “zemheri kış” olurdu. Bilmem bilir misin? Çetindir bu ağrı-nın soğuğu. Her gecesi, Bir yıl mesâbesinde sanki. Gelişinle gelir ancak, Bahar ve mavi. Bir yıldız çiçeği, Yahut hüsnü-yusûf misâli.

Devamını Oku

Şiir ve Bir Hayat Felsefesi

Bir ara keyifli sohbetinde bulunduğumuz kıymetli bir insanın okuduğu şiir geldi aklıma, eve gelince açtım tekrar tekrar okudum ve hayretle inceledim, bir daha okudum. Bir insanın hayatı boyunca erdemli olmasının, başına gelebilecek her türlü olumsuzluğa ya da elde edebileceği her başarıya karşı nasıl davranılacağının dersini veriyordu. Ve insan kalabilmenin örnekleri görülebiliyordu bu şiirin satır aralarında. 1985 yılında Nobel Ödüllü Britanyalı şair Rudyard Kipling tarafından yazılan “Eğer” şiiriydi bu. İşte o fevkalâde ...

Devamını Oku

BİR EYLÜL SABAHI

Mesela uyansak, gönlümüzdeki sabaha. Kalbimiz her zamankinden biraz daha hızlı atarak. Gözlerimiz uykudayken, kuşlar uyandırsa bizi. Ya da bir şehrin uğultusu, erken uyanmış birkaç çocuk. Gökyüzünü izleriz biraz, eşsiz mavisinden bahsederiz. Sonbaharı konuşuruz, Dalına vedâ eden yaprakları. Hem şansımız da varsa, Güneş doğmamış olur daha, bizimle aydınlanır gün. Ne güzel olur bir Eylül sabahı!

Devamını Oku

HAZİRAN VE MEZUNİYET

Haziran’ın herkes için ayrı bir mânâsı var. Kimine yazlık-yayla, kimine tatil, sınav, sıcak, futbol severlere Avrupa Kupası veya bu yıl için Ramazan/oruç vs. ama benim ve son sınıf öğrencileri için ayrı bir anlamı daha var ki; o da “Mezuniyet” yani hayatın yeni bir safhasına adım atmanın heyecanlı zaman dilimleri… İşte tüm bu düşüncelerle birlikte bu yazıyı “Bitirme Tezimi” teslim etmenin arefesinde yazmıştım, “Yarın tezin fotoğrafını çekip paylaşacağım ama ne yazsam ...

Devamını Oku

KAYBOLAN YILLAR

Nasıl bir hâl ise bu? Ne sükûta gönlüm var, Ne konuşmaya mecâlim. An gelir ki ölümü yaşamaya yeğlerim. Hep kaybolan yılları aradım, Bir yere varmayan çıkmaz sokaklarda. Yeşile çalan denizin kıyısında, Mavisini yitirmiş adamın anılarını yazdım. Bir şair ağlarken mısralarında, Dinlesem diyordum usulca.. Belki hissederim, yumuşar kalbim. Başka nasıl geçer ki? Sadırda bir lahza kalmaya yer yoktu. Satırlarda aradım kendimi. Bulur muyum bir gün? O da meçhûl ve gizemli.

Devamını Oku

Yaş(lan)ıyoruz Her Şeye Rağmen..

Güneşin içimizi ısıttığı, tenimizde sıcaklığını hissettirdiği bir sabah “dünyadan habersiz dünyayı” izliyordum pencereden. Trafiğe takılan araçlar/insanlar ilişti gözüme bir an.. Kimi yeşil ışığın verdiği özgürlüğün tadını çıkarıyor, kimi kırmızıda mahkûm.. Ve ikisinin de bir anlamı var değil mi? “Bazı özgürlükler ancak mahkûmiyetler neticesinde elde edilir” diyordu sanki bu döngü. Evet hayatı yaşıyoruz işte. Bazen özgürce, bazen mahkûm.  Peki, sormaya değmez mi “Ben nelerin mahkûmuyum veya neler adına özgürüm?” diye. Cevabı herkeste ...

Devamını Oku