Kudsi Terennümler

Tek bir damla gözyaşın kül ederken ruhumu Hüznün başkenti ey şehir selam sana... Elimde sana verecek bir şeyim yokken Heybemde biriken dualardan başka Gözyaşlarına sığındım, utanırım ağlamaya Kederin savurur asumana beni. Saklı kaldı bir zamanda gülüşlerin Masmavi gökyüzüne gülerdi zeytin ağaçların Ve güneşe uçurtma uçururdu çocukların Ne vakit bomba seslerinden ninniler söylendi Ümmetin yolu, vaktin soluğu kesildi Sen ki Filistin'in mahzun çiçeği, ey kutlu yer! Sokaklarında boyun bükmüş çiçekler Annelerin gözlerinden can suyu içer Hep kırgın kalmıştır bir yanın Bu yüzden umutları yastık altında ...

Devamını Oku

Süveyla

şair mustafa ışık’a ithafen... Ah süveyla bakma bana öyle melül, S'siz alfabe yanarken için için Yanık bağrın tüterken aşk od'unda Usul usul kaynayan benim. Parlamıyorken eskisi gibi yıldızlar, Silinsin diye zulmün izleri Tutunsunlar gözlerindeki parıltıya. Ve sen aşk masallarının yitik merhameti Nazlı bir seher vaktinde ışık ol karanlıklara. Ey Nirvana yolcusu şiir yüreklim Mısraların mızrak olduğu nerde görülmüştür, Kelimelerin su içtiği, kana kana Nedendir bunca acı, Zigana'da yara Sen ki gülsen, önünde Secde ederdi ...

Devamını Oku

Hayatın Adı

Aslında Siyah Gülüm, Bu hayatın adı ‘bekleyiş’ diye değiştirilmeli. İçinde büyüyen çocukluğu susturamayanlar, karşılıksız sevilen duygular, söylenemeyen sözler, tamamlanmayı bekleyen satırlar, yarım kalmış sevgiler, öksüz kalmış yürekler; hep bir bekleyiş içinde. Hayat diye yaşadığımız her şey, “elbet bir gün” diye içimizde büyüttüğümüz umutlar, bir bekleyişten ibaret değil miydi? Hiç bıkmadığımız bir yorgunlukla, satırlar arasından “elbet bir gün” sesini duyma ümidiyle ömür tüketmek, bir bekleyişten ibaret değil miydi? Bitirdiğimiz bekleyişlerin bile bir bekleyişi vardı. Hakkımızda yazılanı, ...

Devamını Oku