Üçlü Çatışma

Derin bir nefes aldı, kelimeleri biriktirdiği gibi yüreğinde sayfaya aktarma niyetindeydi.  Yazacak ve kurtulacaktı bu girdabın tesirinden. Çünkü yazsa rahatlayacak yazmasa çıldıracaktı. Koyu yeşil daktilosu önünde, tomarca kağıtlar başucunda duruyordu. Tam da istediği gibi saatlerden gece ikiye yakındı. İnce parmaklarının tuşlara her değişinde çıkan ses ile süzülen kelimeler şöyle başladı; “Odaya girdi, sırtındaki hardal rengi ceketi astı adam, bu evi çok özlemişti, her şey eskiden bıraktığı gibiydi.” Birden durdu ilk cümleden yanlış ...

Devamını Oku