Gene Gel Çocukluğum

Küçük bir köyün kendi dar ve ruhu geniş sokaklarında Yeşeren büyük bir oyun zihnimde ve ateşi şakaklarımda Bağır çağır koşarken elimde dünden kalma değneğim Kanadımda rüzgâr uçuşan sanki bir kelebeğim Kelebeğin renginden ödünç aldığım anılarda Babadan kalma türküler vardı, bindiğim kağnılarda Kağnıların sesinden beste yaptığım derelerde Eğilip su içtiğim pınarlar hani nerelerde Pınarların başında seyre daldığım kuşların Veda seslerini dinleyerek susadığım yokuşların Kuytularında sakladığım gün sarısı tomurcukluğum Kapanan gözlerime aldırma gene gel çocukluğum…

Devamını Oku

Baş Ekin

Davud’un örsüyle dövülmüş bir ömrü, Peygamberi yaşta sırrına erdiğim bir hayatı, Yanıma alıp da geldim, Çocukluğumun geçtiği yere, İçinde kadimden beri akan, Yosun tutmuş bir dere, Kenarında atadan kalma salkım söğütler, Dibinde bıkmadan dinlediğim altın öğütler, Her noktasına secde edilmiş bir toprak, Döküldükçe o toprağı örten her yaprak, Dilimden şiir diye düşüyor, Baş ekin ortasında, Umudu dere kenarında, Elinden tuttuğum bir çocuk üşüyor…

Devamını Oku