Hiç

Odaya serpilmiş duran kâğıt parçaları Bir hiçliğin örülen duvarını yıkan ben, Bir aşkın içinde durmadan çırpınan Evin tüm odalarına yayılan geç kalmışlığın kokusu Yağmurun cama vuruşunu duyduğumda, Benden sana bir yol olur evinin yokuşu. Yürüdüğün yollarda Kalbimi ağarttığını da biliyorum. Ağrıttığını da Ömür dediğin neyse, Aldım seni başına oturttum. Kimdeyse Çıkarken kapayacağımız kapının anahtarı Aldım seni o kapının önünde tuttum. Yanımda olmadığın zamanların hıncı doldu içime, Gözlerine bakmadım. Yanımda ol demedin diye bir kere, Ellerini bıraktım. Bu yağmur Bu akşam Bu gözlerimin buğusu Bu dikine kestiğin hayatımın ikinci yarısı, Dışarıda yağmur Önümde ...

Devamını Oku

Yaz

Aramızdaki uzun yollar Otobüs terminalleri, havaalanları Yaz geçiyor Dahası var mı bilmeden Egeyi ikiye bölen ben! Sen! Ve bu ışık elinin altında değil. Kaldırılıp atılabilirdi çok beklemeler Benden bir sonsuzluk çizmedim sana Senden bir yolculuk ya da Vapurlar yarıyordu denizin karnını Marmara’da Özlemin her evresinde adım yazılıydı Yaz geçiyor demiştim içimden Ve bu ışık elinin altında değil Dışarıda evlerden gelen Kaşık sesleri, çocuk sesleri Akşamın bitimine karışırken Odalarda sarı ışıklar altında sessiz ağlamalar Her şey bitebilir derlerdi Uzun kış akşamları Acı… Her şey bitebilirdi Şimdi sevinç de kalmadı sokaklara sığındığımız o günlerden ...

Devamını Oku