Vişne Fidanı

Bir, iki, üç, dört, beş, altı, yedi, sekiz, dokuz...  Bilirmiş dokuz tane olduğunu zaten ya dokuz olurmuş ya da on üç. Yine de sayıyormuş uyuyana kadar. Gittiği tüm toprak evlerin tavanında varmış o geniş ağaç gövdeleri. Büyük nene yuvalamalar olmazsa ev göçer deyip kendince taşıyıcı sistem olduğunu böyle anlatırmış anneme. Sonra yüklük odanın duvarını baştanbaşa kapsayan her bahar temizliğinde ele geçen boya ile boyanan ama ağacın, “Ben de buradayım, yaşıyorum!” ...

Devamını Oku