Son Rüya

Tren son defa atmosferi kirletmeye ant içmiş bir kara duman attıktan sonra milim milim yavaşladı ve duraksadı. Yolcu peronunda bir koşturmaca vardı ki bunu daha önce hiç bir yerde görmediğine ant içebilirdi. Gelen insanların getirdiği mutluluk bavullara sığmıyor, gidenlerin ise götürdüğü mutluluk dünya sığmıyordu. Bir de şu gidenlerin yolunu beklenmesi yok mu? Tam bir kahır olarak düşündü. Tren kompartımanının kapıları açıldığı vakit aheste adımlar ile inerek gözlerini uzun bir müddet ...

Devamını Oku

Bir Kare Fotoğraf

“Varka çün bildi budur sultan-ı Şam, Kim budur Gülşah’a hemdem subh u şam” -Yusuf-ı Meddah- Tren kompartımanı uzun bir yolculuğun ardından nihayet istasyona gelmişti. Paris’in güneyinde bir kente yerleşmeye karar verdikten sonra cebindeki son parayla üçüncü sınıf bir bilet almış ve yola koyulmuştu. Tren garında kocaman “Coubert” yazısını gördüğünde içine bir yabancılık hissi oturmuştu ki bu yaşadığı tüm hayattan daha halliceydi. Hiç tanımadığı insanlar, aşinası olmadığı memleket ve koca bir yalnızlık gözlerinden okunuyordu. ...

Devamını Oku