Boşluk

Ağırlaşan vücudunla dama çıkıyorsun her sabah. Taze güneşi kucağına alıp bir süre durmak istiyorsun. Etrafı bir süre gözledikten sonra iskemleye oturuyorsun. Bu alışkanlığına eşin de alıştı yıllardır. Bir yerlerden çıkıp gelecekmiş gibi bekliyorsun, umutlusun. Bir süre sonra bakışların damın merdivenine yakın bir tarafa kayıyor. “O yer” gözüne çarpıyor yeniden. Damlalar yeniden kabarıyor, sulanıyor, akıyor…  Hatırlıyorsun. Her şey hayalinde canlanırken yaşadığın “âna” sığamayışına hayıflanıyorsun. Fatma kadın kaç defadır uyarıyor: Salim yeter ...

Devamını Oku