Hilmi Yavuz ile Edebiyat ve Gerçeklik Üzerine Kısa Bir Mülakat

Edebiyat, daha doğrusu sanat ve gerçeklik üzerine birçok farklı görüş bulunmaktadır. Bu ilişki üzerine okumalar yaptığım bir dönemde Hilmi Hoca ile Gezi Cafe’de buluşmuştuk. Zihnimi kurcaladığı için edebiyat ve gerçeklik ilişkisini Hoca’ya da sordum. Hoca hemen eline kalem alıp küçük bir kâğıda yazmaya, çizmeye ve anlatmaya başladı. Benim için kısa ama doyurucu bir ders hüviyetinde olan bu zaman dilimini Hoca’nın izniyle kayda aldım. Aşağıda bahsi geçen ses kaydının dökümünü okuyacaksınız. ...

Devamını Oku

A. YAĞMUR TUNALI ile İKİ GÖZÜM TÜRKÇE ÜZERİNE

“Ülkesini, yüksek istiklâlini korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır.” M.K. ATATÜRK   Yahya Kemal’in “Anamın ak sütü kadar saf ve temiz” dediği, güçlü bir geçmişe sahip Türk dili zaman çizgisinde var olduğu her dönemde siyasi, dinî ve coğrafi tesirlerin etkisiyle değişir, gelişir ve uzun yıllar boyunca dünyayı etkileyen bir dil olarak varlığını sürdürür. Zaman zaman farklı kültür sahalarının etkisiyle değişimlere fazla açık hâle gelse de havzasına aldığı kelimeleri kendine mal ...

Devamını Oku

Matbaanın İcadıyla Birlikte Sahaflıkta Yaşanan Değişimler

Sahaf kelimesi sahifeden türemiş bir kelime olup doğru okunuşu “sahhaf” şeklinde iki h iledir. Fakat günümüzde umumiyetle “sahaf” olarak tek “h” ile varlığını sürdürmektedir. Sahaflık mesleği XVI-XVIII. asırlarda genellikle ulema sınıfından kimseler tarafından ikinci bir meslek olarak yapılmaktaydı. Ulema dışında bazı diğer meslek mensuplarının ikinci bir meslek olarak sahaflık yaptıklarını gösteren örnekler de vardır. Cahil olduklarıyla ilgili yaygın kanaatin aksine sahaflar iyi eğitim görmüş kimselerdi. Birçoğunun hacı ve hafız olması, dini ...

Devamını Oku

Kültür Sanat Söyleşileri – Aydın Afacan ile Şiir ve Mitologya Üzerine

Güneşli bir Ankara günü Aydın Hocamla Kızılay’da buluştuk. Biraz heyecanlıydım. Biraz da soruları hazırlayabilmek için gece uykusuz kalmanın ceremesini çekiyordum. Aklımda neyi nasıl sorsam düşünceleri dönüp duruyor, bir yandan da uykusuz zihnimin beni hocaya karşı mahcup etmesinden çekiniyordum. Bu düşüncelerle anlaştığımız kafede oturup beklemeye başladım. Çok bekletmeden göründü Aydın Hoca. Gelir gelmez muhabbet etmeye başladık. Nasıl olduğunu anlamadan akademiden, toplumdan, kültür-sanattan bahsettiğimiz sıcak bir sohbetin içinde buldum kendimi. Aydın Hoca’nın ...

Devamını Oku