CANHIRAŞ

İçimde derin bir okyanus var şimdi. Simsiyah sulardan griye boyanmış gökyüzüme açılan, fırtınaya karşı mücadele eden gemilerim. Meftun bir hal benimkisi. Akıl erdiremediğim, doğruyu yanlışı ayırt edemediğim. Yolları şaşırıp kaybolduğum bir hal. İçim alevler içinde, dışım buzdan bir kale adeta. Tüm düğümlerimi yanlış bağlamış, kaçan yağmurlarıma sarılmış gibiyim. Gitmekle gelmek arasında şimdi gemim. Yoksa gitmek de gelmek midir aslında? Mesela yağmur buluttan toprağa gidip sonra bir daha döner mi buluta? Bir döngü ...

Devamını Oku

PERESTİŞ

Yağmur kokulu bahçeler saklı kalbimde. Geceyi içine hapsetmiş umutlar var semasında. Bir hazan yaşıyor en güzel yaz başlarında. Korkak, ürkek mazilerin titretmesiyle dikenli bir tel yutuyorum. Boğazımda yırtarcasına payidar bir acı… Eğilen başımla birlikte gözyaşlarım kulak ardı ettiğim saçlarımın hizasında dökülüyor birer birer. Kalemim muhteris bir divane. Satırlarda aksettirdiği tüm hislerin esiri. Düğümlenen kelimelerimin izahı… Yağmurlarla yıkanmış rüzgarım yönünü değiştiriyor aniden. Buzlu camımın arkasındaki manzaraya şahit oluyorum ilk defa. Haddizatında hep dinlediğim ...

Devamını Oku

ÜÇ DÜĞÜM

Sanki karanlıkların bağrından kopmuş bir kuş gibi gönlüm. Yalpalanan kanatlarım, önünü görmekte hafif zorlanan bir halim. Kalbimde koskocaman üç düğüm var şimdi. Hangisini çözmeye çalışsam inceden dönüyor… Dönüyor… Tekrar buluyor düğümü. Sımsıkı üç düğüme bağlı tüm sabrım. Çözmeye çalıştığım her dakika daha da sıkıyor beni. Sanki karanlık bir çukurun çıkmazına vuruyor demim. Tam da orada kaybolmak istiyorum. O üç düğümün arasında. Karanlıkların çukurundan çıkıp, yağmurun toprağı ıslattığı o yüzeyden sızıp ...

Devamını Oku

ZEHR-İ BAL

Şubat’ın Mart’a akıttığı son günlerin demindeyim şimdi. Yağmur kokuyor kalemim, toprak akıtıyor sanki mürekkebim. Bir mum eşlik ediyor sükutuma. Bulanık bir hayalin tam ortasında gibiyim. Rüzgar kokuyor saçlarım. Güzel kalan yaralarıma esiyorlar sanki. Ufak bir kirpiğim alevlendiriyor tüm arta kalan fotoğrafları. Öyle işte. Garip bir şeyler var. Sürekli tekrar ediyor lügatım. Garip şeyler oluyor kendi gökyüzümde. Şemsiyem sanki sadece kırgınlıklarımı koruyor kendi kabusumdan. Bir kelime diyorum, günlüğümün arasında kalan kurumuş ...

Devamını Oku

Vefa

Ufak tefek şeylerin hesabını yaptığım, uzak gönüllerin siteminden içerlediğim iki mısrama gönül koydum şimdi. Hangi ağaç meyvesine küsmüş görülür mü bu Dünya’da böyle şey? Hangi şair küsmüş mısralara? Hangi kalem yazmaz olmuş tüm duyguları? Şimdi de en uzak olduğum duyguyu bir iki satır arasına karalamaya çalışıyorum. Vefayı  kaç satıra sığdırır ki bu yürek? Peki hangi mısralara döküldü gönül kırgınlıkları, hangi iki mısra yürek dolusunca acıyı tattırdı? Vefa, vefa diye tekrarlatan lügatım, bu iki heceye küs ...

Devamını Oku