Gitme Yar!

telkin et beni bu aşka ya da bırak kirpiklerin parçalasın sinemi suyun kudretine ekmeğin bereketine ateşin hükmüne yemin ettim toprağı d’eşen bilge karıncalara peygamberi gizleyen örümceğe özendim kanatlandım yedi iklimin üstüne güvercin gibi yetmedi a ş k biraz t’uzaktı gözlerimin zembilinden düşen ağrı bu yüzden sesim içime aktı irkildim hasretin sancısı yüreğimde sızlayan bir düş sonu belirsiz bekleyişlerin iç çekişleriyle kudurdu işte Marmara dudaklarının değdiği bir çay bardağında hüznü yudumlarken ahvalim cehennem yokluğun talan a n l a h’iç çekiyorum adının geçtiği her mısra da sanki dünya yıkılmış da bir tek sen kalmışsın göğüs boşluğumda çürüyor dilimde sana dökülen her sözcük yutkunamıyorum ...

Devamını Oku

Kuy(t)u Karanlık

I. gece yarısı ayın hüzünlü dudakları kırılınca suda bozkır tutuşur bir akrep gibi kendini sokardı anlar sarkacında kara bulutların asiliğiyle gökyüzü keserdi rahmetini topraktan sunaklar verirdi tanrılara ölü seviciler ve riya yorumcuları birer yontu ustasıydı ömrümüzün sakalının kirinden irin akıyordu gecenin ve kim bilir kaç yıllık derin uykulardaydık   bir vebal gibi boynumda taşıdığım kanamalı bir iç sesin derin uğultusuydu göz bebeklerime mevzilenen keder kimse bilmiyordu ’gözce’ konuşmasını ve her siren sesinde yok oluyordu benliğim trenlerin peşinden gidince ellerim   s a n c ı l ı bir doğ(r)udan esti ölümün leyl ...

Devamını Oku

Vuslat

Şafağın kızılını sürsen dudaklarına, Eflatun gecelerde dökülür köhne yüzüm. Oy kalbimin içini ve sür tırnaklarına; Ki! Yüreğim can tanem, ezilmiş kara üzüm, Şafağın kızılını sürsen dudaklarına…   İliklerinde hisset yağmurun kokusunu, Rüzgârın türküsünü dinle yanık sesimden, Ve sakın ha incitme sevdanın dokusunu. Azat ettim kuşları göğsümün kafesinden, İliklerinde hisset yağmurun kokusunu.   Lacivert bir ıslıksın yarama üflediğim. Geçer tüm ağrılarım gözüme aşkla baksan. Kuş tüyünden kalemle kalbime işlediğim, Upuzun bozkırlara saçlarını bıraksan… Lacivert bir ıslıksın yarama üflediğim.   Aşkı anlat durmadan ürkek güvercinlere. İplik iplik dökülsün saçına kar tanesi. Bulunmaz ...

Devamını Oku

YAZGI / ZÜLEYHA

قضاء وقدر Dişlerimi kırarcasına sıktım günlerce İnsan kendine göçemiyor Züleyha Bozkırın sarı okyanusunda Kanlı suları geçerek geldim sana Bir nisan sabahı gözlerimi sensizliğe açtığımda İpotek edilmiş düşlerin gergefinde Yıkıldı köhne duvarlar Alazlanmış bozkırın güz yangınlarında Kulağıma okunurken sâla sesi Ağladım Bir daha durulmadı gözlerim Öldürdüm sensizlik nöbetlerinde aklımı Yitirdim son savaşı Züleyha Uçurum gülleri açtı bağrım Dikenli t’ellerle örüldün ellerime Çizildi sınırlar göz hatlarıma Sığmadım ki Züleyha sevdanın kovuğuna Öl dedin öldüm Y a ş a y a r a k İlkin kendimden düştüm, kırılarak Sonra sevginden Aşkından Nefessiz kalışlarımın lanetiydi Zayıflığıma içlenen babamın ...

Devamını Oku