İki Bilinmeyenli Bahçenin Refik’i

Ayva sarısı akşam pervanesinin üçüncü dönüşü beni yordu. Ellerim, zaman sebilini tutacak mecâl aradı ve buldu. Çok ses getiriyor bu muattar ezgi. Gönlümün tam orta yerine konan andelib yokluğu ıslatıyorum. Nasıl mı görünüyorum? Beni yoran hikâyenin merâmı bu değil, bilin istiyorum. Elimde şimdilik üç kişilik reng-i ahengi birliyorum. Ömrün keşmekeşine, efendiliğin mihnet-keşanlığına, delikanlı kitabının en ciğerden cümlesine kadar… Hayır, bu benim cümlelerim değil! Elimi hüzne istifli bir gün semeresi çizilmeden ...

Devamını Oku

Gözlerin

Sevincimi yâdıma getiremezken, Hüznü ezberime çağırır gözlerin Güneşi günlerime yetiremezken, Eksik mecâlime bağırır gözlerin. Bağda olur, üzüm üzüme bakınır, Kuzuyu kurttan efendisi sakınır, O vakit mevsim haletini takınır Kekliği ovada kağırır gözlerin. Göçeri kuşlar gibi hep çok uzaktan Cana susamışı ürküten sezekten, Burcu burcu gelir kokusu bezekten Çiçeği balından yağırır gözlerin Gök atlası düşer, yerlere serilir Kozasından çıkan bir canlı belirir, Kaşların yaydır kirpiğine gerilir Teli ilmek ilmek eğirir gözlerin Bakışının dehlizine dalan neyler, Deli feryâd eder âh u zâr eyler. Esrârını dil hangi vakitler söyler, Aklımı başımdan seğirir ...

Devamını Oku

Ay Çıkmazı

Ne olduğunu bilmeyelim. Ayın coğrafî konumuna müstebit Bir şiir kesbetmek yalnız mecburiyettir. Ayın dokunaklı sessizlik diafonunda Ne kadar iç çekişim kaldı diyaframımda Bilemem. Yüz görümlüğü diye, Yüzümün iki ucundan tutsalar da Ayın izafesine münferit kılsalar. Çok kişilik yalnızlığın aydan berkitildiği Geceleri mi var aramızda? Peki ben neden içim sıra balıklama sevdalanırım? Kendi izdüşümünü karışlayacak kadar İbtidâi miyim? Yoksa mübtelâ olmamdan mıdır? Her gece canı çekilen yerlerimden tutuluşum. Bu bir sefarettir ellerim kıymıklarına takılmışken Can pazarına çıkışım. Kaç tane sığdırdım bilemem Yenilmiş yerlerimden. Ezelden midir bir yağmacı düşer peşime? Taş koyar işime, Yaş ...

Devamını Oku