İSYAN!

Gecenin sesi ve yalnızlığım. Kulaklarımda çınlayan sesler, beynimi kemiren düşünceler, gözlerimden sicim sicim akan gözyaşları... Her defasında ama her defasında daha ne olabilir ki dedirten hayatın içinde nefes almaya çalışıyoruz. Herkes birbirinden şikâyetçi... Yâda bir şeylerden dertli. Uzunca hissetmek istediğimiz anları, zamanları, mutlulukları anlık yaşamaktan yorgun bedenlerimiz. Nedendir dinlemekten aciz, konuşmak ve bir yola varmaya çalışmaktan uzağız? Değer vermek, önemsemek veya önemsenmek bu kadar mı kullanılmış ki korkuyoruz. Evet, korkuyoruz birilerine güvenmekten, inanmaktan, ...

Devamını Oku

Avuç Dolu His

Bir seher vakti, sessizliğin son demleri. Açılan camla beraber hafif bir esintinin yüze çarpmasıyla irkilmek gibi cemrelerin düşmesi. Yaza az kalmış, ilkbaharın rahiyasının semada buram buram hissedildiği, köylünün ise kışın miskinliğini üzerinden atmaya çalıştığı zamanlar. Doğa yeniden can bulmuş edasında tüm güzelliğini sergiliyordu. Etrafın yeşermeye başlamasıyla içeriye hapsolan koyun sürüleri de özgürlüklerinin tadına iştahla, geviş getirerek varıyordu. Sert geçen bir kışta tabiatlarına uzak kalmaları, kapalı ortamda dip dibe nefes almaları dayanılası bir ...

Devamını Oku

Dedemin Köstekli Saati

 "Zaman en kıymetli hazinedir; değerini bilene Kitap en büyük hazinedir; okuyup, ârif olana Aile en büyük hazinedir; birlikte sımsıkı sarılana..."   Birgül Yangın Aslanoğlu'nun kaleme aldığı Dedemin Köstekli Saati romanıyla biraz geçmiş belki oradan geleceğe doğru bir yolculuk yapmaya ne dersiniz? 1979 Amasya doğumlu yazar, eserinde, her birimizin memleketinden ne denli uzak olsa da aslında hep oraya duyulan özlemin, hasretin hiçbir zaman dinmediğini, özellikle de çocukken yaşanılan hatıraların zihinde hep yer edindiğini hatırlatacak cinsten ...

Devamını Oku

Ne Dersin?..

Hayallerin bir sonu olmaz daha doğrusu yoktur, sınırını sen koyarsın. Kimileri için hayal etmek tıpkı bir yağmura kara muhtaç olan kurumuş ve çatlamış toprak gibidir, olmazsa olmazları. Hayatlarının çoğunu hayallerle süsleyerek geçirirler. Ama diğer yanda hayatı hep gerçekleri ile yaşamayı göze alan, beklentiye girme korkusu içinde titreyen bundan ötürü hayal kurmaktan hep korkan, geri kalanlar... Lise son sınıfa gelmişti ve hali hazırda belli olan bir hedefi yoktu. En çok da annesi ...

Devamını Oku

ANLATAMIYORUM

Yine istemsizce sardı çehremi hüzün… Ne yana dönsem, ne tarafa gitsem bırakmıyor zaten peşimi. İçim acıyor. Hele birde susmak zorunda oluşlarım… Yanına varıncaya kadar geçen zaman diliminde ki sabırsızlığımın tarifi yok. Hele bekleyişler, Heyecandan karıncalanan karnım… Ve sana doğru attığım her adımda kalbimin bir öncekine nazaran daha hızlı atışı… Önüme konulan engeller sana ulaşmamı ne kadar zorlaştırsa da hiç bir önemi yok aslında. Çünkü sonunda seni görme ihtimali olması bile güç veriyor bana. Sonra etrafıma bakıyorum ve derinden bir ...

Devamını Oku

GEL ARTIK

En seslisinden susuyoruz son zamanlar. Çığlıklarımızda boğulurcasına susuyoruz. Sesimizin gür oluşu yankı yapıyor ve tekrar bize geri dönüyor söylemlerimiz. Ne yapsak da boşunaymış gibi geliyor. Sonra birden bir ses duyup irkiliyoruz. İnsanın ümidi imanı nispetinde iken nedir bu bizdeki tükenmişlik sendromu? Evet, kaybediyoruz çoğu inancımızı ümidimiz gibi. Ama sonra dönüp kendimize bakıyoruz; Ben bu muyum? Bu ben miyim? diye. Sonbaharın birden gelişi bizi tökezlemeye sevk ediyordu sanki. Ayaklarımızın sağlam basa bilmesi ise bizim ...

Devamını Oku

Meçhul

Kimsesiz sokakların türküsü bu… İçinde esen fırtınaların bitmek bilmeyen afeti. Kendi halinde kıyılarda, köşelerde dur durak bilmeyen zamanın içinde savrulup giden bir meçhul… Etrafı o kadar kalabalık ve olabildiğine gürültülü… Sanmaz kimse yalnız olduğunu. Gurbet içinde gurbet yaşar gibi… Onunda gurbeti kendine, insana, dosta, arkadaşa… Ciğeri parçalanırcasına verdiği kıymete.. Kıymet bu! Ciğer parçalar mı hiç?!. “Evet! Evet parçalar…” diye bir ses gelir derinlerden. Terk edilmişliğin yankısı sanki bu, mazinin kalıntıları yeniden canlanırcasına… Kıymet demiştik, kıymet ...

Devamını Oku

Her Kışın Bir Baharı Vardır

Gidilen yol dümdüz olsa da dikenler çıkar karşına. Ama hiçbir yol dümdüz değildir değil mi? İnişi, çıkışı, yokuşu, yamacı, virajı ve dahası.. Yollar anlatır aslında size hayatın tek düze bir yer olmadığını. Kimi zaman anlamazsınız geçirdiğiniz vakitlerin kıymetini . Aslında kimi zaman değil, insan hiçbir zaman anlamaz bir şeyi kaybetmeden onun değerini, kıymetini. İçinde bulunduğu zaman diliminde hep bir isyan, hoşnutsuzluk ve şikayetler halinde.. Hep öyle değil midir insanoğlu, nankör!. Gözünüzü açıp ...

Devamını Oku

ÇARE MİDİR; BİLMİYORUM

Bilmiyorum susarak geçer mi çoğu şeyler. Ya da çare midir susmak yaraları sarmaya, ağrıları dindirmeye. Susmak, bir sabır işi değil midir, azizim?! Diline gem vurmak, harflerin ahengi ses tınısı ile buluşmadan yutkunmak. Yutkunmak diyorum bakmayın. Boğaza düğümlenen kelimelerin, cümlelerin haddi hesabı yok aslında. Ama olsun, aldırmayın. Susuyorum işte, tek konuşma yetim ise gözlerden süzülen damlalar. Nereden gelir, nereye gider bilinmeyen  bir akıntı. Zaten meçhulü oynamıyor muyuz hayatta? Olduğun gibi değil de olman gerektiği ...

Devamını Oku

BİR GÜN

Bir kıvılcım yeterdi her yeri yakmak için. Belki de öyle düşünüyordu adam. Kainata meydan okuyacakmış edasıyla yakmıştı ateşi. Ama göklerin ve yerin asıl sahibi yerle bir ederdi suizan edenin düşüncelerini. Ve bir anda kara bulutlar sararken etrafını, adam neye uğradığını şaşırdı.  Art arda gökyüzünden süzülen bu akım hayretler içinde bırakmıştı onu.  Hemen ardından bir aydınlanma ve gürültüler kopmaya başlamıştı bile. Afallamıştı. Ne yapacaktı şimdi? Yaktığı ateşi söndürmeli miydi? Yoksa orayı hemencecik terk mi ...

Devamını Oku