Son Adım

Sabaha karşı yanında birkaç adamla ıssız bir sokakta ilerliyordu. Hüzünlüydü. Bir kızdan dolayı değildi bu hüznü. Eğer öyle olsaydı biraz gurur yapar içindeki hüzünle de olsa dik yürürdü. Ama bu çocuk tam olarak çökmüştü. Omuzları inmiş başı erimiş bir mum gibi öne eğilmiş ve yana yatmıştı. Düzgün taranmamış uzun saçları suni kürklü montunun şapkasından dışarı fırlamış, bir nehir gibi yüzüne dökülmüştü. Derisi oldukça eskimiş botları altı boş tahta zeminde takırdıyordu. ...

Devamını Oku