Ağıt

Bir kız çocuğu bir akşam Bir ağrı taşıyor Soran olursa ha verem Ha cüzam Ağır aksak adımlarından aşikâr Taşıdığı yüklü miktar gam Ellerini kesen soğuğa Tek gardı paltosunun yırtık cepleri Bir kız çocuğu, Yaşamdan hevesini kaybetmiş Sevilmekten gözlerini çekmiş Attığı her adımda Çarpar olmuş zihnine Havadan daha çok Ölümün soğukluğu Görse yaşı ilerlemiş bir büyüğü Okşar başını Soğuktan çatlamış ellerine merhem çalar Elbet Ama aklına dahi gelmiyor kimseciklerin Kim bu kız çocuğu? Fakat o düşünmekten alıkoyamıyor kendini Kimler bu göz alabildiğince cudam? Eğiyor başını öne kız çocuğu Adımlarını sıklaştırıyor koşarcasına Bilmediği o uzağa doğru yaklaşıyor ...

Devamını Oku

GÜNEŞE YOLCULUK

Hiç güneşe çıplak gözle baktınız mı? İnsanın gözleri ne kadar acır bilmelisiniz. Uzun zamandır güneşe çıplak gözle bakmak yetmiyormuş gibi güneşe doğru yol alıyorum. Gözlerim halini sormaya gerek bile yok. Vücudumun her yerinde hissediyorum güneşin yakan ateşini. Ellerime bakıyorum. Henüz görünürde bir şey yok fakat bir yabancı dokunsa fark eder elbet, yanıyorum. Öyle bir yanıyorum ki, hangi bir yanardağın ateşiyle tarif edebileceğimi bilmiyorum bu ateşi. Sanki, en sevdiklerinden hiç ummadıklarını duymuş gibi. ...

Devamını Oku

HAZİRAN

Çoğunuz bir vapurda seyahat etmişsinizdir. Kışın ellerinizi keser denizin soğuğu, yazınsa tüm bunaltıcı sıcağa inat yüzünüze üfler serinliğini. Ben İstanbul dışında başka yerde vapura binmedim. Ülkemin çoğu denizini henüz göremedim. O yüzden size satırlarımda anlattığım vapur ya Kadıköy-Beşiktaş vapuru ya Üsküdar-Eminönü vapurudur. Tam da bu yüzden vapurun arka tarafındaki al bayrağımla beraber gözümün önüne geride bıraktığım yakanın karmaşası geliyor. Ben aslen Anadolu çocuğuyum. Annem doğunun en mübarek şehirlerinden Erzurum’un bir köyünde, ...

Devamını Oku

TOPLUMUN İNŞASI

Umutlar, hayaller, sevgiler düşünün. Öyle ki sayısız, sınırsız hatta uçsuz bucaksız. Ve sonra hepsini tek tek bir bir gönüllere yerleştirin. Özenle ve dikkatle olmalı bu dediğim. Unutmayın herkesin bir hayali, bir umudu ve koskocaman sevgisi olmalı. Sonra herkesin içine bir bir güven verin. Çevresine, sevdiklerine ama en çok kendisine. Öyle bir güvenmeli ki kendine, insanlığa meydan okuyabilmeli. Yapacağım dedikten sonra illa ki yapabilmeli. Daha sonra en baştan küçük büyük dinlemeden öğretilmeli en ...

Devamını Oku

ANKARA

Bir çocuğun babasına yaşadığını bildiren mesaj atmasıyla başlayacağım satırlarıma, ne çok acı var. Ne çok çaresizlik ne çok gözyaşı var. Ben 18 yaşındayım. Sayısız hayallerim, umutlarım, sevgilerim var. Yapmak istediğim onlarca şey var. Mutlu olacağım, üzüleceğim günlerim var. Ben daha mezun olacağım ya hu, önümde yıllarım var. Herkes gibi ben de dünyayı gezeceğim, hiç bilmediğim tatları tadacağım. En sevdiğim yazarlar, şairler, oyuncular, müzisyenlerle tanışacağım. Ben gencim, önümde yıllarım var. Benim gibi binlerce genç ...

Devamını Oku

REHBER

‘Samimiyet’ İnsanı insan olduğu için dikkate alabilmekle başlar. Sana, bana samimiyeti değersizdir kimsenin. “Senin için herkesi yıkarım” diyenden kork en evvel, çünkü herkes için seni paramparça edecek olan da odur.
Gözlerine baktığın zaman o ışığı görebilmektir, samimiyet. Bir insanla pek fazla lakaytlık değil bahsettiğim, az bilen insanın en yoğun sevgisidir. 
Hiç gerçekten samimi olduğuna inandınız mı birinin? Tüm sözleri yalansız, davranışları anlamsız… Samimiyet, yürekte aranmaz. Gözlerde saklıdır çünkü. Gözler kalbin aynasıdır diyor ya şair, ...

Devamını Oku