Kutadgu Bilig’de Töre ve Nizam Yahut İnsanın Kendilik Düzenin Âleme Aksetmesi

Halka huzur ve rahat sağlayacak bir nizam kur; sana hayır-dua etsinler.[1] Töre/Törü Kutadgu Bilig’de töre kavramı bu eserde anlatılan kavramların mecmuunu kapsayan bir çerçeveyi temsil eder. Devlete dair gerçekleşecek her şeyin esasını töre oluşturmaktadır. “Hizmet etmek için ilk önce insan, yolu/töreyi bilmelidir; onun tavrı hareketi ile sözü teşrifata uygun olmalıdır.”[2] Töre yoldur, usuldür, adaptır, düzendir. Bu manada kişinin belirli liyakatler kazanması ile töre arasında doğrudan alâka vardır. “Sen beylere hizmet etmek istersen, gönül ...

Devamını Oku

Kutadgu Bilig’de Bilgi/Bilig ve Akla/Ukuşa Dair

  Akıl arz eder ve bilgi bildirir.[1] Bey adı bilig sözcüğüyle ilgilidir. Bilginin lamı giderse beg adı kalır.[2]   Kutadgu Bilig’in varlık tasavvuru içinde şüphesiz en önemli kavramlardan birisi bilgidir. “Bilgisiz, muhakkak ki, kördür; ey gözsüz kör, bilgiden hisseni al.”[3] Bireyden devlete kadar bilgi önemsenir. Orhun yazıtlarından beri bilgili yöneticiye ehemmiyet verilir ve takdir edilir; “Tanrı bana anlayış, akıl ve bilgi verdi ve ben bundan dolayı her türlü iyiliği yapmağa muvaffak oldum. Halka faydalı olmak ...

Devamını Oku

Kutadgu Bilig’de Adl/Könilik/Doğruluk

Medeniyet umrandır. Umran maddesi manasıyla bir kültürün hasılası. İnsan bu kültürün hem müsebbibi hem de müntesibi olan. Onun ferdiyeti toplumun zemini iken toplum devletin, şehrin ve cümle nizamın esasıdır. Hülasa insan umranda esastır. Buna ilave insan umranda bir toplum varlığıdır. İbn Sina misalinde görüleceği üzere toplum yapısının oluşması ve doğru olarak yürümesi ve toplumda ilişkilerin, kanun ve adâlet ilkelerine göre tanzimi ile mümkündür. Bu bakımdan umranın maddesi insan ise ruhu ...

Devamını Oku

Kutadgu Bilig’de Kişilik ve Kendilik Felsefesi olarak İyilik/Edgülük ve İnsanlık/Kişilik

İnsanlık, insanda kendini nasıl gösterir? İyinin var olması kötünün önlenmesi ve dengenin kurulması adına önemlidir. İnsan varlık dünyasının mecazi faili olarak bu var olma halinin fail ve mefulüdür. Bu manada iyinin varlığı insandan türeyen bir sıfat olan insanlığın müşahhaslaşmasıyla orantılıdır. İyiliğin fiili görüntülerinden birisi doğruluğun insan eliyle ortaya konulmasıdır. İnsan denilen muamma iyi-kötü dengesinde doğru ve dürüst eylemlerle kendisini iyinin yanında ve ona doğru şekillendirir. Ödül ve cezanın var edildiği ...

Devamını Oku

Kutadgu Bilig’de Bir Kendilik ve İnsanlık Kavramı Fayda/Asığ

Tarihte görülen iyi ve kötüler insanın nazari aklı, fikri tasavvurları ve tatbiki hareketleri ile ortaya çıkanlardır. Bana ilkeni söyle sana umranını söyleyeyim tarzında bir bakış maziden geleceğe beşeriyet tarihinde olup bitene bakışta ve geleceği düşünme noktasında pratiklik sağlayabilir. Ferdî seviyeden millet düzeyine kadar her aşamada insanın hayatına esas edindiği ilke, onun toplum ve millet hayatındaki üslup ve eylemlerinin esasını oluşturur. Bu bakımdan insan tasavvuru oturmamış bir zihniyet dünyasının mesele çözüp, iddialarını gerçekleştirmesini beklemek ...

Devamını Oku

Kutadgu Bilig’de Bir Kendilik Kavramı Olarak Köñül/Gönül

İnsan gönlü dibi olmayan bir deniz gibidir; bilgi onun dibinde yatan inciye benzer                Gönül Çalab'ın tahtı / Çalap gönüle baktı / İki cihan bedbahtı / Kim gönül yıkar ise, derken Yunus Emre, kendi medeniyet ve kültürü içerisinden insan, cemiyet, hayat ve dünya görüşü tasavvurlarının esasına dair önemli şeyleri gönül kavramı merkezinde söyler. Bir toplumu var eden asabiye olarak gönlü hiç düşündük mü? Modern romantik yozlaşmalarımız ötesinde bu kavramın fert, toplum, siyaset ...

Devamını Oku

Platon, Aristoteles ve Yusuf Has Hacib ile Adalet ve Yasa Üzerine

Dalkavuklar-Demagoglar Arasında İnsan Haysiyeti İnsanın bir doğası varsa yahut onu bir tarih inşa ediyorsa mevcut tecrübe bize insanın yardımlaşmak ve dayanışma gibi saiklerle, diğerinin zararından kendini güvende hissetmek gibi amillerle toplum hayatı oluşturup bunun üzerine de siyasi yönetim yapıları oluşturup, kanun koyucu yetkisi olan kişilerin otoritesini üzerinde kabullendiğini gösteriyor. Umran bu zeminde var oluyor. Bu meyanda birey hayatı öznel dünyasında var olurken, birey toplum içerisinde kendini gerçekleştiriyor. Kişilik ve kimlik bu ...

Devamını Oku

Zamanın Aynasında

Kahkahalarla ağladık Soğuklar ısıttı içimizi Ansız renklere bağlıydı günler Bugününden çıkılmayan bir dün idi hayat Buz tutmuş güneşlerle aydınlanan bir ıssızlıkta Yutkundukça batardı zaman sinemize Konuştukça kopardı dilimiz Seslerimizde bir kıyamet kahkahası Ellerimiz yangınlarda yapıldı yeniden Ayaklarımız ehramlar gibiydi Kulaklar aradık kuş seslerine aşina Gözler umut ettik yeşilden nasipdar Sözler bekledik özüne sadık Bugününden çıkılmayan bir dün idi hayat Kahkalarla ağladık Soğuklar ısıttı içimizi Sayıkladıkça uyandık kuyularda Karardıkça aydınlandı gün Soğudukça ısındı yüreklerimiz Yandıkça bildik ateşi Sevdikçe anladık nefreti Sabırla bildik tohumun çilesini Güneşli bir kıştı bizimkisi Bugününden çıkılmayan bir dün idi hayat Kahkalarla ...

Devamını Oku

Ahmet Yesevî’den Akif’e Simurg’u Düşünerek Kendiliğini Eleştirebilmek

Eleştirebilmek, hakikatini aramanın ve bulmaya gayretin en samimi tezahürlerinden biridir. Kendiliğini düşünmek bir manada özün hakikatine samimi ve olduğunca bakabilmek, bu manada yozlaşma ve yabancılaşmalara karşı bu adeta kültürün kendini korumak ve muhafaza sistemidir. Bu tarihin oluşturduğu hastalanmalara karşı bünyenin antikor üretmesi gibidir. Eleştiriyi eleştirebilmek ise meseleyi felsefi derinliğiyle idrak düzeyidir. Tenkit yöntemi geliştirememiş her sistem kendi bağışıklık sisteminden mahrum demektir. Eleştirmek zamanımızda moda olduğu üzere hakaret, saldırı, ego delirmesinden ...

Devamını Oku