İçim, En İçim Benim…

Ellerimden bir gök silindi. Kolay olmadı. Olması da beklenemezdi. Yürürken yalın ayak bastığım yerlerden şimdi sırtımı dönmeden geçemedim. Üşümelerimin bile ellerinde buzdan parmaklar. Biz çoktandır yarım yamalak baharlardan kaçar olduk, terli görünen alınlarla. Parmak uçlarıma basa basa giriyorum kalbimin koridorlarından. Beni de içine almazsa şaşmamalı buzdan şatolara. Kapıları da sıkı sıkı kapatmış. Nedir bu koruma? Yahut ürkekçe kendini saklama. Ellerinden düşürdü ardımdan gelen umut; vazoyu. Bir dağınık ses yığını çarptı ...

Devamını Oku

BİR ÇOCUK GÖRDÜM SİMASI KOCA BİR ADAM!

Birden bir gök gürlemesi ardından bir rüzgâr, etrafı aydınlatan bir ışık huzmesi ile uyandı çocuk. Gök gürlüyor diye illa da uykudan edinilmezdi ya. Şafak sökmeye yakın bu gök gürültüsü de neyin nesiydi. Nefes aldı derin derin ama bir türlü rahatça veremedi. Korkuyor muydu sorusuna hayır da diyemezdi. Korkuyordu ve inceden titriyordu. Ellerini sımsıkı sıkıverdi. Ha kesildi ha kesilecekti.  Uyandığı uykunun sersemliği bir yana kafasında dışarıda ne olduğunu canlandıracak kirli düşünceli ...

Devamını Oku