ŞİKÂYET

İçim cız ediyor, aynalar bozuk
Fikir başka başka, dil başka başka
Her yer düşman bana, herkes it kopuk
Oyun başka başka, rol başka başka.

Sülfürler boşandı eski ahitten
Bu kente yağmurlar yağdı asitten.
Islandım zifirden, demir oksitten
Duman başka başka, kül başka başka.

Ardımı döndüm de ardımda hançer
Yüzümü döndüm de göğsümde mavzer
Her yanım kıyamet, her günüm mahşer
Suret başka başka, hâl başka başka.

Sırtımda küfe var ağzımda kefe
Sevdiğim bunca yüz sığmaz kenefe
Kimi hello çeker kimi şerefe
Tıynet başka başka, kul başka başka.

Bugün dünden öte, dünden de feci
Mâbet mezat yeri, rahip çeşnici
Kimse de kalmadı harbi, sahici
Tufan başka başka, sal başka başka.

Bu yerler bu yarlar artık bitmeli
Henüz geç olmadan çekip gitmeli
Tetiği çekmeli; düşünce teli
Ölüm başka başka, yol başka başka.

Şunlar da hoşunuza gidebilir

Güneş’in Ay’a Mektubu

Dikiş Tutmayan Sevdalar

Şiir Gibi Ölmek

Taştan Öte

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.