Şiir Gibi Ölmek

Bu şelalede bi terslik var Rabbim
Tamam ben yüzme bilmiyorum ama
Göğe doğru uçamaz ki balıklar
Bir serçenin pulları dökülmüştü gördüm
Teli duvağına denk değil bu asırda sevdaların
Bunun bir de Kdvsi, Ötvsi, stopajı var

Yorgun sabahlara uyanır bayat ruhum
Geceden kalma romatizmaları ısıtırız
Thermo-Doline, yanına taze çay da var.
Anlatamıyorum Rabbim.
Diyalektik düzgün de
Neyi sevsem devrik,
Her ayrılıkta bi anlam bozukluğu var.

Altında kaldım daha dün enkazımın
Konunun sismolojik şiddeti ölçümsüz
Trajik, trajikomik hatta
Geçsin dediğimiz bunca şey varken
Alzheimer çok da ürkütücü değil
Sevebilirdim onu kalbe de nüfuz etse
Ettiği kadar akla…
Çocuktum, temizdi ellerim, hatırlıyorum,
Çağla çalmadım bahçelerden hiç
Ben saldım tuzağa düşmüş kuşları,
Buğday serptiğim karınca yuvaları, annemden gizli
Şemsiyesizliğim ve oltam, tutmadığım balıklar hatrına
Ben unutuyorum Rabbim, sen bağışla…

Dimağımda acımtrak bi baş ağrısı
Ağlasam dökülecek ağzımdaki karanfil
Beklemekten çürümüş gözlerim
Kalbim yanlış tehşis edilmiş zabıtlarda
Çekmek şart elini eteğini aşktan
Boyumu aşıyor yaşamak yükü

Bir kerecik sesini duymak için öldüğüm
Ölüm kadar uzakta, başım dönüyor
Üstelik düşmek yasak, korkuluklar ve çitler
Şiir gibi gülüyorsun diyorlar bana
Şiir gibi ölmek ne, nerden bilsinler

Şunlar da hoşunuza gidebilir

NİHAYETSİZ ÖLÜMLER

Güneş’in Ay’a Mektubu

ŞİKÂYET

Mehmet Rauf Öykücülüğü ve Ana-Kız Hikâyesinin İncelemesi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.