Batı ve Doğu Arasında…

Zaman makinasını icat eden bir bilim adamı tarihte en sevdiği iki düşünürü buluşturmaya karar verdi. Biri doğudan biri batıdan gelen iki felsefecinin buluşması için en doğru yerin İstanbul olduğunu düşündü. 2019 senesinin mart ayında buluşacak olan düşünürler Sokrates ve Konfüçyüs’tü.

İki düşünür de Milattan Önceki devirde yaşamışlardı. Bilim adamı bu iki düşünürün onların yaşadığı devirden bu zamana kadar olan gelişmeleri anlayabilmeleri için de bir sistem geliştirdi. Beyinlerine taktığı bir çiple iki düşünür de o devirden bu zamana kadar tüm gelişmeleri biliyordu.

Sohbet dünyanın durumunun irdelenmesiyle başladı, doğu ve batı medeniyetleri arasındaki farklar ile devam etti.

Öncelikle sözü Sokrates aldı.  “Bizler düşüncelerimizi yaymaya çalışırken doğruluğu ve dürüstlüğü ön planda tuttuk…Kafalardaki sorulara cevap vermeye çalıştık, korkarım ki bu devirdeki filozoflar bu yoldan ayrılmışlar. Oysa felsefe, neler bilmediğini bilmektir. Kafaları karışık birtakım insanlar başkalarının da kafalarının karışmasına sebep olmuşlar. Kendisine faydası olmayanın başkasına faydası nasıl olabilir?   İnsanların öncelikle kendilerinitanımaları gerekir, o zaman başkalarını ve evreni tanıyabilirler. Bilen insan kötülük yapmaz, cahil insan kendinin bile düşmanı iken, başkasına dost olması nasıl beklenir?”

“Asıl bilgi, insanın cehaletini tanımasında yatar” demiştim zamanında diye söze girer Konfüçyüs ve şöyle devam eder. “Korkarım ki hiçbir şey değişmemiş, hâlâ aynı cehalette insanlar. Dünyayı cehalet yönetiyor bu devirde. Her dönemde cehalet ön plandaydı ama bazı dönemlerde insanların durumu daha da kötü olmuş. Bilen insanların sayıları hep az olmuş ve genelde kendi dönemlerinde kabul görmemişler”.

“İnsanlığın var oluşundan beri böyle olmuş sanırım” dedi Sokrates. “Çok az insan doğru yolda ilerleyip, güzel yaşamayı bildi. Bu iş böyle olmuş, böyle de devam edecek. En faziletli insan ruhen yükselmeye çalışan, en mutlu insan da yükseldiğini duyandır.

Konuşulacak konular o kadar çoktu ki, saatler geçmesine rağmen birbirlerine söyleyecekleri bitmemişti.

“İnsanlar arasındaki ayrımlaşma çok artmış sanırım son yüzyılda.” diyerek görüşlerini açıklamaya başladı Sokrates ve şöyle devam etti “Özellikle dünya savaşlarını öğrenince çok şaşırdım. Batı ve Doğudaki çatışmalar sonucu savaşlara kadar götürmüş gibi görünüyor”

“Doğru söylüyorsun Sokrates.” dedi Konfüçyüs “Batının ve Doğunun birbirlerine karşı çok büyük boyutlarda önyargıları var. Coğrafi farklılığının yanı sıra, dünyanın bu iki kısmı yaşamı algılama biçiminde de farklılıklara sahiptir. Doğunun doğrusu ayrı, batının ki ayrı değildir. Oysaki doğru birdir.”

“Katılıyorum” dedi Sokrates. “Batı ve Doğu ülkeleri arasında çok büyük bir kutuplaşma var. Batının gözündeki Doğu ile Doğunun gözündeki Batı gerçekleri yansıtmıyor. Kavgaların ve savaşların çıkmasının nedenleri de aslında birbirlerini anlayamamaktan ileri gelmiyor mu? Hoşgörü ve saygı olsa insanlar arasında niye çatışmalar olsun ki? Bu hep böyle olmuş, böyle devam edecek sanırım.”

Konfüçyüs başını onaylar gibi öne eğerek şöyle devam etti “Batılılar Doğu ülkelerini cahillikle ve bağnazlıkla suçluyor, Doğulular ise Batıyı ahlaksızlıkla ve maddeye tapmakla suçluyor. İki taraf da birbirini anlamıyor ve gerçekleri tam anlamıyla göremiyor.”

Bu konular hakkında uzun süre konuştuktan sonra konu dönüp dolaşıp İstanbul’da buluşmalarına geldi.

“Neden İstanbul’da buluşturdu bizi bu bilim adamı hiç düşündün mü?” diye sordu Sokrates Konfüçyüs’e.

“Dengeyi sağlayacak tek yerin burası olduğunu mu düşündü acaba?” diye cevapladı Konfüçyüs.

İki düşünür de İstanbul’un iki kültür arasında hassas bir çizgide olduğu konusunda hem fikirdi.

Konular öyle derindi ki, sohbet bir türlü bitmek bilmiyordu. Onları buluşturan bilim adamı bir süre sonra vaktin dolduğunu söylemek için yanlarına gitti. Fakat onu bir sürpriz bekliyordu. İki düşünür de buluştukları yerde yoktu. Arkalarında bir not bırakmışlardı. Notta şöyle yazıyordu “Dünya çok karışmış, biraz da biz karıştıralım bakalım neler olacak?… Artık İstanbul’dayız…”

Şunlar da hoşunuza gidebilir

YAŞAR

KLASİK YONTMA

Tarifsiz Adımlar

HÜZÜN İSTASYONU

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.