Kedi Kurtarma Timi

Bizim ev yedinci kattaydı, minyon tipli kahverengi beyaz boyalı mütevazı güzel bir binanın son katı.

İlk ailemle kaldığım ev yani bu bahsettiğim.

Öbür blokla çatıdan birleşiyoruz.

Sanırım o taraftan bir çocuk bir kedi almış apartmana.

Koyu renk ağırlıklı, arada bir iki ton açık renk olan ergen bir kedi.

Bizim oraya gelmiş o da.

O zamanlardan kedi manyağıydım.

Su yemek filan veriyorum tabiî ki gitmesin diye

Yabani de öküz!

Ama sevmek de böyle bir şey değil mi azizim? Karşılık alamasan da sevmek, sevilmek zaten sevmene müsaade etmesi, sen onu severken seni incitmemesi değil mi tam olarak?

Neyse ben ona su, yoğurt filan bırakıyorum.

Bir gün karşı komşu çaat diye açıyor kapıyı elimde bardak, üzerimde salaş bir namaz eteği, başımda muhtemelen nenemin olan başörtüsü.

Görüntüm göz alıcı.

“Bu kediyi buraya kim getirmiş ya hu! Kaka yapıyor, çiş yapıyor kirletiyor burayı!”

diye serzenince hak veriyorum.

Zaten ben çok ve çabuk hak veririm insanlara.

Hemen ikna oluveriyorum ama kendi hakkımı ve kedi hakkımı da unutmam.

Helozonik merdivenlerden inemiyor yavrum nasıl insin yedi kat?

Elimde eğer suyu çatıda içmek gibi bir fantezim yoksa kediye su verdiğimin apaçık delili olan bardakla anında saf değiştiriyorum.

“Ay valla bilmiyorum teyzecim, kim getirmişse buraya yan taraftan çocuklar bırakmış sanırım.

Ayıp ya! Yazık günah hayvana hem korkuyor cıks cıks cıks!”

Tarihte kendini bile satışa getiren getiren ilk kişi değilim örneklerimi ve daha kötülerini gördüm.

Apartmandan sık sık şikâyet gidiyor yönetime.

O zaman apartman yöneticimiz Hayrettin Amca.

Hafiften kısa boylu, esmer tenli etine dolgun güleç bir adam.

Makine mühendisi. Ama mühendislerin hakikaten mühendis olduğu zamanlardan bir mühendis.

Emekli albay gibi darlamayan ama bir mühendis dokunuşuyla apartmanı dizayn eden hoş bir zekâ.

Çok şikâyet alınca müdahale ediyor.

Bizim kapıyı çalıyor.

Ablamla biz katılıyoruz KKTye (Kedi Kurtarma Timi)

Yukarı çıkıyoruz kedinin peşine düşeceğiz bizi gören kedi asansör boşluğuna kaçıyor.

Asansör de size nasıl anlatayım eski kralları tahta çıkarıp tahttan indiren antikalıkta bir asansör.

Tabi bizi taşıdığı için minnettarız ama her binişimizde hayatımızı gözümüzün önünden geçirten eskilikte bir makine.

Sanki asansör icat edilmiş de bir üst modeli bizimki o derece eski.

Yaklaşık bir buçuk metrekare genişliğinde dosta da düşmana da dehşet saçan ne idüğü belirsiz şahsına münhasır bir asansör.

İçi ne kadar korkunçsa üstü, makine dairesi, boşluğu da o derece korkunç.

Daha korkuncu ise işte o kedinin asansör kabinin boşlukta kalan üst kısmına saklanması.

Biri en son kata çıktığında muhtemelen ölecek ve korkunç vicdan azabıyla birlikte bize korkunç kokular bırakacak.

Eğer kedinin muhakkak oradan çıkmasına ikna olduysanız devam ediyorum:

Asansörü devre dışı bırakıyoruz evvela.

Anahtarla yedinci katın kapısını açıp almaya çalışıyoruz gelmiyor.

Uzun uzun uğraşıyoruz nerden geldiğini bilmediğimiz bir çocuk ordusu oluşuveriyor bir anda Komutan Hayrettin Paşa!

Vur de vuralım, öl de ölelim Paşam! Kararlılığında artıyor KKT!

Kedinin peşinde ine ine ilerliyoruz.

İkinci kata iniyoruz.

Aklımıza komşudan yoğurt istemek geliyor.

İstiyoruz.

Komşunun oğlu bir kâse yoğurt ve yanına ekmek veriyor.

Ben tutuyorum.

İnsan yedisinde neyse yetmişinde odur azizim yoğurt kâsesine ekmeği banıp banıp yiyorum (hahaha şimdi anlatınca komik olmadı ama o zaman çok komikti yav🙄)çünkü çok gerilmişiz ve gülmeye ihtiyacımız var.

Epey bir gülüyoruz benim yoğurt yiyişime hem her yiğidin bir yoğurt yiyişi var sonuçta.

Yoğurtlu ekmeğin birazını kediye de veriyoruz ama nafile hayvan korkuyor yemiyor ve aşağı inmeye devam ediyoruz.

En son zemin kata iniyoruz kedi bir yolunu bulup kaçıyor aradan bir kaçış ki ışınlanmayı bulmuş hayvanın oğlu.

Bu da böyle bir anı olarak kalıyor hafızamda.

Hayrettin Amcam sonrasında kanser olup vefat ediyor.

O kediciğin tüyleri adedince esenlik, ferahlık olsun kabrinde.

Şunlar da hoşunuza gidebilir

YAŞAR

KLASİK YONTMA

Tarifsiz Adımlar

HÜZÜN İSTASYONU

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.