İSYAN!

Gecenin sesi ve yalnızlığım.

Kulaklarımda çınlayan sesler, beynimi kemiren düşünceler, gözlerimden sicim sicim akan gözyaşları…

Her defasında ama her defasında daha ne olabilir ki dedirten hayatın içinde nefes almaya çalışıyoruz. Herkes birbirinden şikâyetçi… Yâda bir şeylerden dertli. Uzunca hissetmek istediğimiz anları, zamanları, mutlulukları anlık yaşamaktan yorgun bedenlerimiz.

Nedendir dinlemekten aciz, konuşmak ve bir yola varmaya çalışmaktan uzağız? Değer vermek, önemsemek veya önemsenmek bu kadar mı kullanılmış ki korkuyoruz. Evet, korkuyoruz birilerine güvenmekten, inanmaktan, konuşmaktan, anlamaktan, kanmaktan…

Çok sıkıldım belki de sıkılmaktan bile sıkılmış olabilirim. Saf ve temiz olan ne varsa yerle bir edilmiş olmasından. Gözümü kapattığımda düşlediğim şeylerin gerçek olmayışından ki öyle büyük şeyler de düşlemem. Belki de düşlediğim şeyler insanlar için gerçekten büyük şeyler bilemiyorum. Ama bildiğim bir şey var ki o da önemsedikçe önemsizleşiyoruz.

İnciniyoruz incindiğimiz yerlerden aşk ile. Anlaşılmak istendikçe anlamsızlık içerisinde boğuluyoruz.  Peki, kimi kime şikâyet edip, dert yanıyoruz? Garip değil mi? Tüm bu isyan aslından insanoğlundan insanoğluna.

Ve kaybediyoruz zamanla benliğimizi, insanlığımızı. Deli gibi yalnızlığa sürükleniyoruz. Hissizleşmeye yüz tutan vicdanlarımız nefes alıp verirken bir dal alıyoruz. Tutunup insanlığı bulabilecek.

Değil mi ki insan hiçlikten varlık âlemi ile lütuflandırılan. Kâinatın o şerefli varlığı.

Ey insanlık! Özünü yitirmeden, avazım çıkana kadar sana haykırıyorum;

İncitmekten,

Kırmaktan,

Hor görmekten,

Küçümsemekten,

Böbürlenmekten,

Ötekileştirmekten,

Samimiyetsizlikten vazgeç!

Vazgeç ki dalına tutunanlara can ol. Yeniden yeşertsin insanlık insanlığı.

Şunlar da hoşunuza gidebilir

YAŞAR

KLASİK YONTMA

Tarifsiz Adımlar

HÜZÜN İSTASYONU

2 thoughts on “İSYAN!”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.