Konuşan Çizgiler: Deq

Deq; MÖ 2000’lerde Antik Mısır’a ait mumyaların üzerinde tespit edilen dövmelerin; Britonlardan, Galyalılardan, Traklardan ve daha birçok toplumlardan elde edilen farklı şekillerdeki desen silsilesinin Mezopotamya’ya kadar uzanan hikayesidir.

Coğrafyamızda Deq veya Anadolu’da dövme dediğimiz; bedene sabırla işlenen desenler, kaynaklara göre neolitik çağlara kadar dayanmaktadır. Farklı kültürlerde farklı anlamlar ifade eden dövme, kimi toplumlarda tedavi için, kimi toplumlarda suçluları damgalamak için kullanılsa da bazı toplumlarda dini inanç sembolü, bazı toplumlarda ise aidiyet duygusu için bedenlere çeşitli desenler çizdirilerek kullanılmıştır.

Antik Yunanlar ve Romalılar, “barbarlara özgü bir uğraş” olarak saydıkları dövmeyi; suçluyu, köleyi belirlemede kullanmayı tercih etmişse de günümüzde bu uğraş; damgalayıcı zihniyetten uzak, farklı medeniyetlerde farklı anlamlar taşımaktadır. Nice toplumlar bedeninde; sağlıklı olmayı , güçlü ve heybetli olmayı, güzelliği, acıyı, korkuyu ve daha nice konuyu sembolize etmeye çalışmıştır.

Farslar, Kürtler, Ezidiler, Zazalar, Aleviler, Süryaniler dövmeyi “Deq” , Araplar Wesm veya Nevş, Türkmenler “dögme” olarak adlandırmışlardır. Çingeneler, Qurbetler ve Mıtrıpların göçerlik yaparak ve para karşılığı “deqler” yaptığı bilinir. Fakat günümüz Mezopotamya Coğrafyasında son dönemlere kadar da her evin çatısının altında Deqin, para karşılığı olmadan özellikle anneleri tarafından kız ve erkek evlatlarına çeşitli çizimler yaparak bedenlere işlenildiği söylenir. Dövme yapan erkeğe “dekkak”, kadına “dekkake”, dövme yaptıran erkeğe “medkuk”, kadına “medkuke” denilmektedir.

Tortulaşmış coğrafyamızda deq için çeşitli semboller kullanılmaktadır. Kadınların genellikle yüzlerine, erkeklerin ise vücuduna işlenen dövmeler, geometrik ya da yıldız, kuş, güneş gibi bir şekil alabilmektedir. Her sembol farklı bir anlam taşımakta; ancak çoğu figürün -özellikle kadınları- kötü güçlerden koruduğuna inanılmaktadır. Deqlerdeki bitki motifleri özellikle doğurganlık ve verimliliği, ayaklara işlenen halhal sadakati, makas kısmeti sembolize ederken ceylan sembolünün şans getirdiğine inanılır. Göz sembolünün nazara karşı etkili olduğu düşünülür. Güneş ve ay figürlerinin, sağlıklı bir yaşamı ifade ettiği söylenir. Kadınlar yüzlerine güzellik katmak amacıyla yıldız ya da ay şekli çizdirir.

Süryanilerde kullanılan “Haç”, kötülükleri kovduğuna inanılan bir sembol olduğu için vücuda işlenmiştir ve özellikle bölgedeki Süryaniler tarafından Kudüs’e ziyarete gidenlerin “Hacı” olduğunu belirten bir ifadedir. Yapmak mecburidir. Hem dini bir sembol hem de kişinin hangi topluma bağlı olduğunu bildirmek için yaptırılmıştır. Diğer yandan, her aşiretin kendine mahsus dövmeleri olduğu da bilinir. Bu dövmelerin bedende işlendiği yerler ve figürler aşiretten aşirete göre değiştiği gibi hiçbir aşiretin veya kişinin bir diğer aşirete ait sembolleri kullanamadığı da söylenir. Kullanılması dahilinde çatışma nedeni sayılır. Aşiret dövmesi taşımak hem aşirete bağlılığı hem de kendini güvende hissetmeyi sağlar. Bunun yanında soyluluk işareti olarak taşınır. Savaşlarda ölen veya yaralı düşen birinin, kaybolan birinin, hırsızlık ve benzeri kötü iş yapan birinin hangi aşiretten olduğu dövmesinden tespit edilebilir.

 

Deq yaptırmak isteyen birinin biraz beklemesi gerekir. Çünkü kişi, ne istediği bir zaman diliminde ne de tek kişi olarak vücuduna deq işletmek isteyebilir. Deq yaptırmak isteyen kişiler önce belirli bir alanda toplanır ve düğün havasında eğlence başlar. Tüm bu eğlence ve şarkılar arasında deq ustası tarafından tek tek kişilere deq yapılmaya başlanır. Deq, yaşlı bir kadın tarafından çizilir, daha sonra tekli, üçlü ya da beşli olarak kullanılan iğnelerle karışım deri altına gönderilir. Acı verici olan bu süreçten sonra dövmenin iyileşmesi, 10 günü bulur. Kız çocuğu olan annenin sütünün dövmede kullanılışı, annenin hayır duası ve doğurganlığın aktarılması olarak ifade edilir..

Bugün bu zaman diliminde, dünyamızın çok gelişmesi, değişmesi ve bir çok şeye daha kolay erişmemiz Deq kültürünün sonunu getiriyor. Deq kültürünün yerini artık makyajlar, çeşitli çizimler, estetikler vs almaya başladı.

 

Zaman, kırsaldan kente yolculuk eden hikayelerin izini taşırken geçmişimizden nem alıyor ve bizlere kim olduğumuzu hatırlatıyor her defasında. Dünyadaki nüfusumuz 8 milyardan fazla ve oldukça sıradan şeylerle bugünlere geldik. Neolitik çağlardan yazının icadına, sanayi devriminden bilişim çağına ve insanlığın yeni kıblesi olan uzay çağına atıftır hayatımız, geleceğimiz..

Dünyanın neresinde olursa olsun, neresinde olursak olalım, yapılan bu Deq’ler acıyı, sevinci, her türlü duyguyu bu işaretlerde barındırmış/anlatmıştır.. Şairin içini dökmesi için şiir yazması, ressamın resim çizmesi, şarkıcının şarkı söylemesi gibi daha nice duygu aktarımları kendi akarsuyunda yolunu bulmuştur. İşte tam da burda deq’ler, insana dair yaşam hikayesini var etmiş ve bizlere bir şeyler fısıldamıştır/ fısıldamaktadır..

Katherine Young der ki; Beden üzerindeki yazılı/çizili gösterimler, kültürünün bedenleştirilmesini göstermektedir. Bir kültürel taşıyıcı olarak beden, bize kültürel geçmişimiz hakkında önemli bilgiler sunmaktadır. Tam da burda Deq’in, susturulmuş insanların çığlıklarını duymanın bir başka şekli olduğunu anlıyoruz.

Anlaşılan deq, yüzyıllar içinde insan hikayesinin tercümanı olmuş ve olmaya da devam edecektir.

 

Şunlar da hoşunuza gidebilir

Just Mercy (Sadece Merhamet)

YARGILAMA, DEĞİŞTİRMEYE ÇALIŞMA!

Alain Corbin: Sessizliğin Tarihi/ Rönesans’tan Günümüze

GULAN ZAMANI MİSAFİRİ: SEZAİ KARAKOÇ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.