Limon Çiçeğime Mektup-I

Limon çiçeğini bilir misiniz?

Çiçeği limon vermez ama limon kokar dalları…

“Baharın elçisi” derler ona.

26 yıl sonra tanışmışım böyle bir cennetle.

Avucunuza dokunanca dalları insan şükrediyor çiçeğin varlığına.

Tadılmamış tatlar, koklanmamış mevsimler gibi taze.

Bu kokuyu taşıyan bir kadın tanıyorum.

Elbette sözcükler bir bir dizilecek postacısı olmayan mektuplarda fakat bu
yolculuğun olma sebebi o kokunun sevgi dolu olması.

Limon kokulum.

Sevgisi;

Rüzgâr gibi,

bulutlar gibi

gökyüzü ve yeryüzü gibi

tanrı gibi her yerde!

İçimizde olanın görünmeyen sureti.

İnsan sureti…

Çoğu zaman izlediğimiz filmlerde, şarkılarda, ya da kederini paylaştığımız
“Dengbej’lerin” yaşanmış yorgun ve acılı sesinde,

ruhu bazen üzen ama hep mayasında birleştirmek, bütünleştirmek ve sonsuza
kadar birbirine ait olmak olan sevgi. Mitolojik bir çağdan esen bilgi yüklü
kervan veya Mezopotamya ovasında baharı müjdeleyen kar çiçekleri gibi.
Bunun adı sevgi. Müjde gibi. Müjdeniz olsun sevgiden haberci. Hep bir
çoğalma gayesi olan bir duygu. Kötülüğe karşı ant içmiş kızgın bedenleri
yatıştıran sevgi.

Duygu kadar ağır, mantık kadar hafif olan…

Çoğu zaman tezatlık.

Evet, sevgi bir tezatlıktır. Hissedilen ama görünmeyen. Basit ve sade.
İnsanın yalın hali. Bazen sözle döver ama bir bakış ile sarıp sarmalar iki
ruhu.

Kalbinizin minderine oturacak insanı konuk eden de odur, aynı evden kovan
da.

Varsa fırsatınız iyi huylu sözcüklerin onunla geldiğini fısıldayın kulağına.

Evin bahçesindeki ağaç meyve verene dek onunla sulamaya adayın sabrınızı.
Belki sonsuza kadar beklenir ama değer.

Dar sokaklı, lisanı bana tanıdık çoğunuza yabancı olan, misafirperver,
candan samimi halkı ile semavi dinleri barıştıran kenti ve kültürlü bir
coğrafyanın kadını. Coğrafyanın adında o var onun adı; limon kokulu sevgi.

(Devamı yaşlı dünyamızın bize verdiği “zaman” da saklı…)

22.04.21

Şunlar da hoşunuza gidebilir

ISKARTA HAYAT: SON SEFER

Taştan Öte

YAŞAR

ESMAR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.