Limon Bahçem

Mevsimlerden sonra göçmen kuşlar gördüm gökyüzüne asılı
Ağlamaklı bulutlardan geçtiler
Turunçgil renginde gün batımlarından
Tomurcuklar açmış ağaç dallarından

Serden geçtiler, benim gibi yardan.
Yardan uzak özlem filizleniyor toprağımda

Her saniyesine bin bereket,

Çoğaldıkça çoğalıyor göğsümde.
Söyleyin rüzgâra, uğrarsa sevgiliye
Dağların arasından
Ovalardan
Yaylalardan
Soğuk soğuk akan can suyundan geçsin,
Varsın sevgiliye,
Arif’in dediğini fısıldasın kulağına;
“Özlemin buruk bir tadı var, hele seni özlemenin…”
Taze toprak kokusunda can veren çiçeğim,
Limon Bahçem,
Tandır ekmeği pişiren coğrafyamın yaramaz kızı…
Şimdi anlıyorum sinesine bıçak saplamış şairleri
Yokluğunun(uzakta olmanın) her hali anlaşılır fakat özlemin…
Peki ya dibimde olsaydın şimdi!
Saçlarına örgüler ören annenin eli olurdum
Karakaşının kara gözüne ayna
Kirpiklerine sürme olurdum.
Bolca sevgiden malzeme koyardım yemeğine
Senden olurdum
Her parçası “umut.”
Anlatılmaz her halin
Fakat yazılır birkaç kelam;
Gülüşüne
Nefesine
Sonsuz olan kokuna.
İsimsiz şairlerin saçlarına övgüler dizdiği kelamıyım
Yaşanmamış zamanın habercisiyim
Sendeyim, senleyim
Misal yağmurdan sonra saçlarını havluyla kurulamanı izlerken yakala beni
Gözlerin değsin gönlüme
Yaşanmasın bir daha o kalibrede bir sevda.

Hoş geldin özleminle
Limon kokulu bahçem

 

Şunlar da hoşunuza gidebilir

Taştan Öte

ESMAR

AYNALARIN İHANETİ

Çoklu Karanlık

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.