Uykudan Uyanmış Şiir

Uykudan uyanmıştı adam. Bir şiir için, kelimeleri mürekkebin kalbinden söküp alıyordu sanki. Can çekişiyordu divit. Ta ki ismini yazınca uslanmıştı. Ve şiir tam da o sırada başladı:

Mahmur gözlerim dolar
Uykularım intihar eden rüyaların güvertesinde,
Düşlerim desen; onlar kurşuna dizili
Şimdi yaşamak şöyle dursun
Ölmek bile ağır geliyor sanki

Yazdıkça huzur buluyordu kalem. Kefeni giymiş, son uykusuna giden bir ceset gibi vakurlu adımlar atıyordu kâğıdın üzerinde. Bir çığlık koptu. Ciğerleri parçalanıyordu harflerin. Bir baktım da ne göreyim. Yine lügatın bileklerinde neşter misali dolaşıyordu ismin.

Sesi soluğu kesilirken noktamla işaretlerinin
Hangi kelimeye dokunmaya kalksam,
Kolu kanadı kırılıyordu kuşların.
Semtin üstünde kapkara bulutlar toplanmış,
Kasvetin bin bir tonunu yüreğime nakkaş gibi işliyordu gökyüzü.
Ve bardaktan boşanırcasına değil,
Göğüs kafesinin kepenkleri açılmışçasına yağıyordu yağmur.

Bir an sustu adam. Dilsizleri kendisine özendirircesine… Oysa sesi en lahuti seslerin ötesinde bir güzelliğe sahipti. Çünkü dilinden değil öyle gönül kapısının tokmağından çıkan tek şey ismindi. Zikir misali, gözyaşını tespih yapmıştı. Sonra bu bana yakışmaz deyip derviş edasıyla göz kapaklarını bir heyelan olmuşçasına kapatıp yüzünün hayaliyle avutmuştu kendini. Ve son dizeye şunu yazıyordu:

Tut ruhumun ellerinden,
Tekrar dirilt umutlarımı
Kabzet tüm mutsuzluğumu
Her işe besmeleyle değil isminle başlayayım,
Yaşamayı hatırlayayım.
Esirin olayım, öyle ömür boyu değil,
Ömürsüzlük boyu
Çünkü seninle sonlu bir hayat değil,
Sonsuzluğun başlangıcı olayım.

Şunlar da hoşunuza gidebilir

ISKARTA HAYAT: SON SEFER

Taştan Öte

YAŞAR

ESMAR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.