Yangının Yeşil Tonu

aşktan söz etmek istiyorum,
bağrımın boyutlar arası yangınından;
hani yakıtı ki taşlar ve insanlardan
bir yangın ki her yanandan geriye mutlak kalır ahu zarı
tüm o sesleri alır yine basarım yangınımın yarığına
sus(tur)amam vaktiyle susulmamış diye aşktan
susamam çünkü söz bitseydi vücuda gelmezdi yine tek bir atadan
insan, yanmadan evvel uyanabilmeliydi karadan.
uyanabilmiş ki insan ateş dinmemiş, yanmak bitmemiş
ve sahiden yanabilmiş ki ana yürekli atalar,
uyanış nihayete ermemiş.
düşlüyorum mahşeri,
gözlerim bir açık bir değil
düşlüyorum; dehşeti ve serveti
şahit seçildiğimden;
mesuliyet hissediyorum hep sonu gördüğümden
soru soru bilinen bir sona yürüdüğümden.
aşktan söz etmek istiyorum;
ayaklarım adım adım şiir,
ve rengarenk demeçler yerlere hep kanla derilir!
anaların göğüslerinden süt değil toprak emilir!
toprağa gerilir varlığın vahşi, biricik hayratı
toprağa düşen tohum gibi yeşerir rahmde, ananın ahı
kalır anadan geriye çocuk
yer yer vücutsuz bir siluet gibi soluk
ve onları da bağrına basan bazen
düşler gibi, yerden yetme ve mahşerden bitme müjdeli bir oluk!
aşk diyorum, haylanmaz acım!
ta ki toprak gibi o şafağa dek
taşlarım dahil, oluklarım yarılsın
açsın gözlerini tohumlarım,
sızsın içlerine miras acım
yangınım ilelebet yeşile boyansın!
aşktan söz etmek istiyorum;
sualden kalan inatçı taşlarım dahi hak ettiği ateşlerde
-benden, epey perdeli bir mesafede-

-ah durun zebaniler! ben anayım, beni yakın!
yine ben yanayım, onlar da uyansın.

Şunlar da hoşunuza gidebilir

ISKARTA HAYAT: SON SEFER

Taştan Öte

YAŞAR

ESMAR

1 thought on “Yangının Yeşil Tonu”

  1. çok teşekkür ederim yayınladığınız için ama keşke fotoğrafını ben gönderseymişim:)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.