İnci’nin Amentü’sü

Ben dövmek istemiyorum asi kız,
derdi babam.
Sen döv diye yalvarıyorsun.
Bu sözün sözler içinde bir yeri vardı.
Bir temmuz günü çeşmeleri açık unuttuğumda
Bu söz asıl anlamını kavradı.

Geçti apartmanın ıslak basamaklarından,
Geçti babam hızla koridorları.
Ardışık tokatlarıyla,
Bu söz beynimde çınladı.

Elini tutup dişledim babamın.
Damar kesildi, kandır akacak.
Ama kan kesilince damardan sıcak,
sımsıcak pişmanlık boşandı.

“Geçmişinizi…” diye söverdi en çok babam.
Çocuk aklmla “geçmiş eşittir mazi”
Susardım ellerim dizimde.
Sövülür mü hiç soyut bir şeye?
Hem ne vardı ki
on senelik mazimde?

El âlem ne der, derdi hep annem.
Bu sözün de sözler içinde vardı bir yeri.
Bense anlamış değilim böyle korkulardan.
Kimdir el âlem, niye korkutur bu denli annemi?
İslam’ın şartı mıdır el âlem?
Amentü’nün farzı mı?

Benim işim romanlar okumak o yıllar,
Günlük tutup sırlarımı yazmak…
Sırlarım…
Komşulara gelmiş mektupları açıp okumak mesela gizlice.
Bakkaldan çikolata çalmak,
Arkadaşımın saç modelini kıskanıp hiç beğenmemiş gibi yapmak,
Karınca dili biliyorum deyip
Mahalledeki çocukları başıma toplamak,
Saksıdan yaprak koparıp
kitap aralarında kurutmak…
Ah bir de sokak süresi
öyle çabuk dolmasa…

Mutluluk?
Semtime pek uğramazdı,
Simli yılbaşı kartları,
Karlı çam ağaçları,
Çokomel varakları olmasa.

“El âlem ne der” derdi annem.
El âlem ne der?
Ağzıyla demese burnuyla derdi.
Kaşıyla gözüyle derdi.
Yoldan çıktı bu kız derdi mesela..
Çekerek estağfurullah
İki kız dans etsek odamızda.
Sahi neydi yoldan çıkmak?
Allah Allah…

Başın sıkışınca bana gel, derdi
minnoş ananem.
Karlı dağda bile
yaşarım seninle, derdi.
Güzele tavanın kulpu da yakışır, derdi.
(bunun konumuzla ilgisi yok tabii)
Evet, başın sıkışınca gel, derdi ananem.
Bu sözün sözler içinde bir yeri vardı.
Pek başım sıkışmadı o sağ iken.
Şimdi sıkışsa bile nafile,
Toprağa karıştı ananem,
karlı bir tepede…

Kalpsiz sanırdım babamı,
Oysa varmış.
Bükülünce beli, dökülünce saçları
kalbi de ortaya çıktı.
Bir kalbi var artık.
Kalbi de var şekeri de…
Yavrucum, diyor
Özledim.
Çamlar diktim bahçeye,
Sizin için.

Çok aradım.
Simli kartlar yok artık.
Eski çamlar bardak oldu.
Çokomel varaklarını
Buruşturup atıyorum.
N’apayım evde çöp mü biriktireyim?
Basıp geçiyorum yapraklara.
Roman sevmiyorum.

Ama yılların eskitemediği ses
Arada küllerinden doğuyor.
Dili demese gözü diyor.
Gözü demese özü
Ama el âlem ne der?
Ne der el âlem?

Off off anne!

Bırak desinler anne!
Zıkkım yesinler anne!

……

Şunlar da hoşunuza gidebilir

ISKARTA HAYAT: SON SEFER

Taştan Öte

YAŞAR

ESMAR

5 thoughts on “İnci’nin Amentü’sü”

  1. Hakikaten severek okuduğum bir eser oldu. Yüreğinize sağlık, selamlar.

  2. Çok güzel çok anlamlı ve buram buram geçmiş kokuyor ama bu kadar güzel anlatılırmı geçmiş…EL ALEM NEDER ..

    1. Cok tsk ederim Esin. Allah ne der sorusundan çok “el alem ne der?” sorusu soruldu hep bize. Ammmaaan!! Birak desinler, zıkkım yesinler! 😊

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.