Popüler Kültür ve Okuma Uğraşı-VIII

İyi Okuyucu Olmak İçin Okuma Düzeni/Listesi Şart Mıdır?

Kiminle biraz kitap ve okuma üzerine konuşsak, bir noktadan sonra ısrarla listeler, okuma düzenim ve planlar konusuna geliyoruz. Hele de kafamda en azından iki senelik bir okuma planım olduğunu ne zaman söylesem sorular art arda geliyor. Bu aşamada da asıl mühim soru ve hemen ardından da cevabı geliyor: İyi okuyucunun bir okuma listesi, düzeni, planı var mıdır? Olmalı mıdır? Cevap –elbette bize göre-: Hayır!

Modernite, dünyayı, başarının ve gelişmenin yolunun bir düzen, kural hatta kuramlardan geçtiğine inandırır. Daima yapılması gerekenler, izlenmesi gereken yollar, önceden tecrübe edilip onaylanmış metotlar vardır. Aslolan, belirlenen bu düzen ve kurallara bağlı olarak, görece, ilerlemek ve istediklerinizin gerçekleşmesini beklemektir. İlerlemecidir yani akıldan beslenir, akla güvenir ve aklı yüceltir. Aydınlanmanın kaçınılmaz bir sonucu ve ideolojisidir. Bu bağlamda, okumayı da böyle bir algıya bağlamak ve bundan medet ummak elbette bir tercih ve başarı da zaman zaman mümkün. Lakin okuma ilişkinizi salt böyle bir düzene bağlamak ve iyi bir okuyucu olmanın yolunu sürekli bir reçeteye bağlamak şüphesiz ki manasız. Bu modern bir benzetme ile COVİD 19 ile mücadelenin birinci yolunun bağışıklığı güçlendirmek olduğunu unutup henüz var olmayan bir ilaçtan medet ummak gibidir aslında.

İyi okuyucu elbette bir noktadan sonra ne okuyacağını bilir, bilmelidir de. Listeler de yapabilir; lakin bunu yaparken etken olması mühimdir ve bu öncelikle yanlış tercihlerle sağlanır. Yani biri için doğru olan bir liste başka biri için her zaman doğru olamaz. Düzen dediğiniz şey başka bir okuyucu tarafından hazırlanmış bir liste değil sizin zamanla oluşturduğunuz tecrübe ve özellikle yanlış kararların sağladığı deneyimdir.

İyi okuyucu korkmaz. Dener, yanılır ve tekrar dener. Görece kötü kitaplar okur, bazen klasiklere dayanır ve bir deneyim kazanır. Tıpkı ağız tadı kazanmak gibi. Tarz belirler. Eğilimlerini tespit eder. İşte bunun sonucu kendine bir düzen kurar ama bu düzen ona aittir. Kendinin listesidir. Belki zaman alır ama sizi şaşırtmaz.

Tüm bunların yanında elbette okunması gereken kitaplar var. Herkesin olmazsa olmazları. Hatta evrensel olarak kabuller bile. Bunları göz ardı etmek her şeyden önce “klasik” kavramına ihanet olur. Ancak bu, bir düzen dâhilinde okuma zorunluluğundan öte bir binanın temelini oluşturmak gibidir. Zira kendini iyi okuyucu olarak vasıflandırmayan birey için aradığı düzen, bunun dışında ve neredeyse onun irade ve hususiyetlerini devreden çıkarıcı vasıflara sahip. Çoğu zaman da ihmal ettiği bu gerçeğin farkında bile değil.

Size göre iyi okuyucu olduğunu düşündüğünüz insanlardan fikir alın elbette. Ama iyi okuyucu kavramından öncelikle emin olun. Çok kitap alan, çok kitaba sahip olan, kitapla çok fazla görüntü veren kişiyi iyi okuyucu bellemek bu çağın hastalığı. Böyle olunca da kimin fikrine güvenileceği muamma ama sizi yanıltmayacak bir dost da var elbette. Daudet, kitaplar gerçek yol gösterenlerimdir derken bunu anlatır mesela. Kitap kitabı çağırır yani.

Listeler her ne kadar ve zaman zaman faydalar da sağlasa, farkında olmadan okuyucuyu kısıtlamaktan öteye de geçmezler. Cemil Meriç’in dediği gibi seçiş hürriyetimizin sınırsız olduğu tek dünya, kitaplar dünyası iken bir başkasının tecrübe ve deneyimi neden tek başına sizin deneyimlerinizden kıymetli olsun. Bir başkasının düzeni neden sizin sahip olmadığınız bir tasarrufla eşleşsin.

Bir ayrımı da hatırlatmak gerekir. Tavsiyeler, bu manada eleştirdiğimiz ve karşı durduğumuz duruma dâhil değil. Beğenilerin ifade edilmesi, eleştirilerin yazılması, ben bunu beğendim ya da beğenmedim denmesi her ne kadar bağlayıcı olmasa da kendi deneyim ve düzenin oluşturamamış okuyucu için kıymetli. Ancak ölçüsü ve bağlayıcılığı, hassasiyetle belirlenmeli ve seçme özgürlüğünün, keşif hissinin baltalanmasına izin verilmemeli.

Son olarak “iyi okuyucu” dostlara da tavsiyemdir. Önerilerinizin, tavsiyelerinizin yanında, dostlarınız için kıymetli olanın kendi düzenlerini oluşturma gerekliliği olduğunu onlara belirtiniz. Modernitenin şartladığı bir düzen ve çizgidense, seçme özgürlüğünden beslenen ve devamlılığı olan bir düzen olgusu, okumanın birinci şartı olan iradeyi her zaman ayakta tutacaktır. Bu bağlamda işi kolaylaştırmak adına kendi deneyimleriniz yanında illa ki sahip olmak istediğiniz düzen okumalarının, yüzde 30’u geçmemesi, okuyucunun kendini bağlı/bağımlı/güdümlü hissetmemesi adına yeterli olacaktır. Zaten bir noktadan sonra oluşacak olan bilinç sizi geçmişte peşinde koştuğunuz düzen ve listelerle ister istemez birleştirecek. Bu durumda arayan da bulan da siz olduğunuzdan iyi okuyucu vasıflarına sahip oluyorsunuz demek olacaktır ki, kitap ehlinde aranan “iyilik” vasfı da budur.

 

Ankara, 28.11.2020

Şunlar da hoşunuza gidebilir

ISKARTA HAYAT: SON SEFER

Taştan Öte

YAŞAR

ESMAR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.