Gece ve Ölüm

–../–../–../–

Korkunç eli ensemde, azâmetli sesiyle
Bekler ölüm ardımda can almak hevesiyle
Her âdemi mâhirce avutmakta bu dünyâ
Herkes yakalanmakta tükenmiş nefesiyle

Bir korku sızarken gecenin pençelerinden
Öfkeyle çekiştirmede yırtık tülü rüzgar
Duydum acının âhını, ürkek ve derinden
İnler camın ardındaki yorgun kuru dallar
Bir korku sızarken gecenin pençelerinden
Artık yürüsem meçhule serkeş ve tutarsız
Ölmek… Işığın ardına düşmektir umarsız…

Sâkince bu beyhûde rüyâdan akacaksan
Bâzen koyu zulmet,ya da hüsran dolu bir ân
Zâten bugünün farkı da yok bir diğerinden
Ölmek gecenin kardeşidir rengine baksan

Ömrüm dikilir karşıma, benden bedel ister
Hissem tamam olmuş mu nihâyet bu kaderden
Ey aklım! Elimden tut ,önümden yolu göster
Hoyrat eli hadsiz, yakalar nabzımı birden
Ömrüm dikilir karşıma, benden bedel ister
Gitmek, “hadi” denmiş gibi koşmaktı apansız
Ölmek… ışığın ardına düşmektir umarsız…

Doğmak ölümün muştusudur her seferinde
Tüm vârını koysan kara toprak ederinde
Anlam da yitirmiş ki bugün anlamı tümden
Hiçmiş hayat uğrunda yenilgin, zaferin de

İlk ismimi kaldırdılar,artık “ölü” dendi
Baktım ki tamamlandı bu dünyâ denen uykum
Ürküttü karanlık ve hikâyem de silindi
Kâbuslu rüyâlar da biter, kalmadı kuşkum
İlk ismimi kaldırdılar,artık “ölü” dendi
Tiktakları susmuş saat emsâli duyarsız
Ölmek… ışığın ardına düşmektir umarsız…

Bir fırsatım olsaydı ve son kez duyabilsem
Seslense ciğerpârem ; “Ah annem, canım annem”
Bir gün daha başlardı başım secde yerinde
Dalsam ebedî nehre ve yıldız sayabilsem…

Şunlar da hoşunuza gidebilir

ISKARTA HAYAT: SON SEFER

Taştan Öte

YAŞAR

ESMAR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.