Matine Araları

Bir hissiyatın rengidir,
acının demi kadar koyu ve hafifçe yudumlanan.
Düşünce,
sahiptir iki avuca alınmış çene kemiklerine,
manzarası olmadığı halde pencere kenarlarında aşınan iki çift dirseğe
ve hep sonradan başa yetişmeye çalıştığı akla.
Gecedir elbet
lisanı olmadığı halde her iki dudağı titreten.
Ve evrensel bir yoldur dua,
yoldan çıkana da yolu kaybedene de vakitsiz yola çıkmak zorunda kalana da.
Olgu olur zaman değerlenince,
bekleyince hitap, geçmeyince bitap bırakanın adıdır vakit.
Yaşamak ise
hep var olacaktır, hayatta kalmaktır zorunluluk içinde yeniden doğunca her defasında.
Yok olmak,
kendisi kadar bir varlıktır tezatlığınca.
En zor sorunun cevabıdır anlaşmak,
söylemek yerine anlatmaya sarılınca.
Nefretin bir suç yanılgısından çıktığı halidir
güçlü kalmanın vermediği ihtiyaç duygusu.
Ve vazgeçmek sadece,
küçük hayallerin gövdesine kazılan ağacın bütün meyvelerini güze bırakmaktır.
Giden ise,
Nihayette zamansızlık sıfatlanır beklemekle sabır kesilince taştan.
Kader demektir sığınmak,
inanç olmadan kaçanlara sığınak, umutları olanlara sağanak olan.
Nefes,
derinleşince manaya uğrar sebebi.
Çünkü yazmaktır,
hep olan hissin hiç olmayan matine aralarında soluklanmak.

Şunlar da hoşunuza gidebilir

ISKARTA HAYAT: SON SEFER

Taştan Öte

YAŞAR

ESMAR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.