Düş ve Feza

Tanrım gördüklerimi sanki görmüyorum
Ellerimle saçlarımı dağıtıyorum
Vücudum burada
Peki ya aklım
İçeride geliyorum gidiyorum
Çilingir falan da değilim
Kapana kısılı kalıyorum
Bu gece kelimeleri
Bu satırlara kusuyorum
Bu soğuk ne tanrım
Toz toprak yolun
Ortasındayım
Diğer iki yanımda
Benden uzun otlar
Bitkiler
Birbiri ardına ben
Kenarda bir çukur
Yoksa uçurum mu
Tam yakınındayım
Düşüyorum
Başım döndü
Hala ayaktayım
Duruyorum
Ne zamandır buradayım
Yağan yağmura gitmeyi seviyorum
Öyle kolay kolay sevmem
Yürüyorum
Koşuyorum yalın ayak
Üstümdekileri yırtıyor
Parçalıyorum
Kollarımı açıyor
Havaya
Özgürlüğe
Sonsuzluğa
Ebedi evrene sesleniyorum
Islanıyorum
Gören der
Delirmiş bu
Ama yok kimse
Nerede olduğumu bende bilmiyorum
Eğilip taşı alıyor
Gökyüzüne fırlatıyorum
Dayanamıyor
Önümde duran şişeye
Tekmeyi basıyorum
Bir ayağım hala havada
Toparladım
Az kalsın yine düşüyordum
Derken uyanıyorum
Hızlı nefeslerle
Kendimi kandırmaktan
Tiksiniyorum
Sürahiyi kaldıracak halim yok
Odanın
Karanlığına bakıyorum.

Şunlar da hoşunuza gidebilir

ISKARTA HAYAT: SON SEFER

Taştan Öte

YAŞAR

ESMAR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.