Boşluk

Bilmiyorum ki ne değiştirir artık yoksunluğunu
Bir fincan kahvenin telvesinde saklı,
Gelecek güzel günlerin hayali.
Başı sonu belli bir kader çizgisinde
Bize iki ayrı yol muydu görünen?

Bir yudum suyun boğazında düğümlenişi
Ya süzülmekten vazgeçip
Yanağınla burnun arasında
Durmayı tercih eden o gözyaşın
Elmas küpeni bile gölgesinde bırakmış ışırken.

Karanın da karası gözlerin
Ufuk çizgisini takipte,
Kuruyup kabuk bağlamış dudaklarını
Diş geçirip kanatışın
Söylenmemiş sözlerin acısını çıkarma çabasında.

Balköpüğü saçlarını
Şakaklarının beyazı gölgelemiş artık.
Umarsızlığın bu yüzden belki de

Zamanın yenik düştüğü zifiri karanlıklarda
Boğuk bir sesin peşi sıra bir kayboluştasın.
Bir türlü dile gelemeyen
Bir iç sıkıntısının hal-i pür melaliyle
Yastığını dost edinen sen,
Terk edişlerinle ve yol ayrımınla
Kucaklaşıvermişsin o koskoca boşlukla.

Şunlar da hoşunuza gidebilir

ISKARTA HAYAT: SON SEFER

Taştan Öte

YAŞAR

ESMAR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.