Ey Sen

Ey tepeden tırnağa ışık olan sen
Gel!
İyimser güzelliğinle
Kapısını aç kafesimin,
Çıkar!
Ve sür merhemini kanatlarıma.
Söyle ne yapmam gerektiğini,
Gerçekleri öğret
Ve göster
Neye benzediğini

Üstümüzde uçuşan geceye karışalım ve
Korkmayalım dumansız ateşten
Herkes bilsin,
Bilsin işte herkes
Yalın ayak, nemli çimenlerde dolaştığımızı
Ve bulduğumuzu ölümsüzlüğü.
Ürpermeyelim artık gecenin soğuk ve karanlığından,
Dolanalım birbirimize sarmaşığın dolandığı gibi ağaca

Hâlâ aklım başımda,
Hedefim yakın,
Yolum çıkmazdır.
Ve bir gün kızgın bulutlar savaş açtığında, kuytu köşelerine yeryüzünün
Ağustos böcekleri sustu ve
Ağlama duygusu ürpertti yaprakları
Ve mezardakilerin yalnızlığı sardı her yanı.

Sen ve yumuşacık çocuk gülüşün
Karıştığında sabah uykularıma,
Kırağı kaplamıştı çayırlıkları.
Ağlayan bir kadın yankısı sokak başından gelen
Kulak veriyorum işte
Belki de acının kahkahasıdır bu.
Ve kafesimde
Elini düşlüyorum, yara izi olan.
Bakıyorum buğulu gözlerimle
Gözlerine,
Gel diye…

Şunlar da hoşunuza gidebilir

ISKARTA HAYAT: SON SEFER

Taştan Öte

YAŞAR

ESMAR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.