Suspus

Yamalı kalpten sızarken hayat
Ayrılık suspus
Sessizce inler radyo:
”Bu da gelir, bu da geçer ağlama’
Ağlamam… Susarım

Cürümsüz anılar kambur olur sırtıma
İskarpinlerimi çıkarır atarım
Damarlarımda dolaşır yalın ayaklı bir çocuk
Uzak bir köy evine koşar
Taze ekmek kokusu çeker kendine beni
Anam sobayı yakmış
Babam gurbette
Tandır başında yazmalı gelinler doğrar kanıma ekmeği
Alfabenin ipliğini pazara çıkarır Ayşe öğretmen
Okuma bayramları yaklaşır
Yalındır yürekler, ayaklar
Yamalıdır esvabı anamın, kalbi bütün
Radyoda inler bir türkü:
”Bu da gelir, bu da geçer ağlama’
Ağlamaz anam, ben susarım

İdare lambasını yakarken içim
Tek tek söndürürüm şehrin ışıklarını
İdare eder yalnızlığım
Sessizliği dinlemek ağır gelir, kalabalık yürür kendime
Bir masal uydururum ayaklarıma
Yalın düşlere basa basa
Babam gelmiş mesela, seğirtmişim köy yolunda
Bağıra bağıra haber uçurmuşum kuşlara
Babam burada!
Babam burada!
Uğuldamış köy kahvesi ardımdan
Kahvede radyo, son ses inler:
”Bu da gelir, bu da geçer ağlama’

Yamalı kalbimden sızar hayat
Önce kendi gölgemi çiğner
Ayrılık suspus
Yalın ayaklı çocuklar
Saçak altına koşar
Ben, yağmur altına saklanırım
Dudağımda bir türkü, içim inler
”Bu da gelir, bu da geçer ağlama’
Ağlamam… Susarım

Şunlar da hoşunuza gidebilir

ISKARTA HAYAT: SON SEFER

Taştan Öte

YAŞAR

ESMAR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.