Yorgun Bir Şair Oratoryosu / Bir

Kısım Bir – Nikotin

– Siz göğü seyrederken
Biz göğü seyrederken
Gördüğümüzü susmak,
Size tövbe
Bize sır;
İmtihan meselesi…-

Kalemin ucu kırık, kâğıt yandı yanacak
Öznenin özlemidir en yaman meselesi.
Belki gün, görkemli bir intiharı anacak
Şairin yüreğinde son liman meselesi,
Şimdi, şurada ölmek; yalnız an meselesi.

Kim kime anlatacak “hiç” hükümdarlığını?
Kim daha iyi bilir yokluğun varlığını?
Kim ölçtü dünya denen makberin darlığını?
O darlık ki inleyen bir keman meselesi,
Şimdi, şurada ölmek; yalnız an meselesi.

Kiminin eli kirli, değneği iki uçlu
Kiminin kursağında lokma yok, hep oruçlu
Biziz işte ulan biz aradığınız suçlu!
Suçumuz toprak ile asuman meselesi,
Şimdi, şurada ölmek; yalnız an meselesi.

Yelkovanın kaderi akrebin kuyruğunda
Adımları bir okun “durmak yok” buyruğunda
Oysa bir anlamı yok, soyun da uyruğun da
Takvimin ezberinde bir zaman meselesi,
Şimdi, şurada ölmek; yalnız an meselesi.

Ne çıkar anıları birer birer satsalar
Unutulmuş aşkları öfkeyle kuşatsalar?
“Şu tamamdır” deseler, “şu çok” deyip atsalar
Bizimkisi bir eyvah, bir aman meselesi,
Şimdi, şurada ölmek; yalnız an meselesi.

Hangi yamaç sapaysa hep oraya yürünse
Yıldızlar yere inse, arş zifire bürünse
Sürünse ulan yine, yine şair sürünse!
Belli ki karşı çıkmak bir iman meselesi,
Şimdi, şurada ölmek; yalnız an meselesi.

Bu yüzden her şiiri gölgemize ekerek
Dizlerimizi büküp boynumuzu dikerek
Can denen izmaritten derin derin çekerek
Üflediğimiz efkâr, bir duman meselesi,
Şimdi, şurada ölmek; yalnız an meselesi.

Şunlar da hoşunuza gidebilir

ISKARTA HAYAT: SON SEFER

Taştan Öte

YAŞAR

ESMAR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.