Sen Yoksun

. . _ _ / . . _ _ / . . _ _ / . . _

Gecenin dördü… Hayâletleri öpmekte füsûn
Dalga kumsalla kavuşmuş, kayalıklarla yosun
Siste sarmaş dolaş olmuş yarı çıplak bir ağaç
Gecenin dördü… Günahlar bile var; sen yoksun…

Kaldırımlarda belâlar bile var; sen yoksun…
Affa zimmetli cezâlar bile var; sen yoksun…
Serçeler dalda bağımsız, yakamoz mehtapta
Derde, cüzzamlı devâlar bile var; sen yoksun…
Suya hallenmiş ateş, yangına şehvetli deniz
Kör karanlıkta ziyâlar bile var; sen yoksun…
Oynaşır meyle kadeh, cilveleşir şerle hayır
Milli gözlerde rüyâlar bile var; sen yoksun…
Bulmuş efkârı tesellî, kara sevdâyı zulüm
Ayrılıklarda vedâlar bile var; sen yoksun…
Öyle şaşkın ki düzen; yok dahi yokluk çekiyor
Tanrısızlarda duâlar bile var; sen yoksun…
Burda her şey var; ayıp var, arayış var, çile var
Sana hasret fukarâlar bile var; sen yoksun…

Gecenin dördü… Mezarlıkta tabut; ince, uzun
Bir ceset toprağa konmuş, s/ona ermiş bir oyun
Kirli ten giysisi iştahla soyunmuş ölüme
Gecenin dördü… Siyahlar bile var; sen yoksun…

Haykırışlar, serenatlar bile var; sen yoksun…
Parçalanmış nakaratlar bile var; sen yoksun…
Savaşın ismi barış, can alanın ismi yiğit
Kanlı ellerde cihatlar bile var; sen yoksun…
Dik yokuşlar düze inmiş, yere batmış ulu yol
Uçurumlarda halatlar bile var; sen yoksun…
Öyle çapkın ki hüzün, öyle cüretkâr ki keder
Arzudan çatlamış atlar bile var; sen yoksun…
Kalem alçakta oyuncak, dize uçkurda kemer
Ete bağlaçlı sanatlar bile var; sen yoksun…
Koklaşır düşle hakîkat, sevişir dille sükût
Kehribar rengi tezatlar bile var; sen yoksun…
Burda sen yoksun; azap var, acı var, gözyaşı var
Sana dilbeste naatlar bile var; sen yoksun…

Gecenin dördü… Sokak tutkuya bükmekte boyun
Cadde asfaltla sarılmış, kuru taşlarla sütun
İblisin elleri bir gölgeyi okşar apaçık
Gecenin dördü… Sabahlar bile var; sen yoksun…

Var da var… Buzlu baharlar bile var; sen yoksun
Göğün ufkunda hasarlar bile var; sen yoksun
İzbeler cinlere meftun, yıkık evlerse aya
Aç boğazlar, canavarlar bile var; sen yoksun
Öyle üryan ki ümit, öyle edepsiz ki sınır
İhtiraslarda hisarlar bile var; sen yoksun…
Kölelik akla tecâvüz, filozofluk yüreğe
Dilde bel altı duvarlar bile var; sen yoksun…
Aynalar camla kırışmış, silüetler gamla
Aksi mahzurlu nazarlar bile var; sen yoksun…
Yokta boşluk dahi var, başıboşluk dahi var
Yok da var… Başka diyarlar bile var; sen yoksun…
Burda her şey var; ayaz var, sağanak var, dolu var
Burda tûfan bile var, kar bile var; sen yoksun…

Gecenin dördü… Sabahlar bile var; sen yoksun…
Gecenin dördü… Siyahlar bile var; sen yoksun…
Burda ahlar bile var, sahte ilahlar bile var
Gecenin dördü… Günahlar bile var; sen yoksun…

Şunlar da hoşunuza gidebilir

ISKARTA HAYAT: SON SEFER

Taştan Öte

YAŞAR

ESMAR

2 thoughts on “Sen Yoksun”

  1. Muazzam, muhteşem, mükemmel. Bu kadar güzel bir şiir yıllardır okumamıştım. Hayran oldum. İyiki varsın Kadran dergi ve büyük şairi. Alkışlıhorum

  2. Sizin şiirlerinizde farklı bir büyü var. İnsanı sarhoş ediyor. Belki on defa okudum. Ne yazsam eksik kalacak. Alkışlıyorum Halil Bey

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.