HACILARIN ÇOCUĞU!

-Oğlum İbrahim ne yaptın sen öyle?

+Ne yapmışım abi?

-Seviyorum dediğin kızı tantuniciye götürmüşsün?

+Evet abi.

-Nasıl evet la sığır, insan kızla tantunicide buluşur mu hiç?

+Neden olmasın abi, senle de hep gidiyoruz!

-Ulan bozuk teharet musluğu İbo, benle kız bir miyiz?

+Sen benim için daha kıymetlisin abi, sonuçta hiç kalbimi kırmadın ama o kız kalbimi kırdı.

-Kafanı kırmadığına şükret, kızı tantuniciye götürmek nedir oğlum? Sen bu kızla ciddi düşünüyor musun İbo?

+Ciddi düşünmesem tantuniciye götürür müyüm abi, hem çay içmek için de İhsan abinin çay ocağına götürecektim.

-İhsan’nın çay ocağına! Hani taburedeki çivilerin neticemizi deldiği kaldırıma oturulan esnaf çay ocağına hem de.

+Evet abi, sen hep demez misin:  “Oranın çayı bir başka oluyor!” diye.

-Allah seni bildiği gibi yapsın semizotundan İbo.  Hem daha önce ciddi düşündüğün kızı da Belediye çay bahçesine götürmüştün hatırla.

 

+Evet abi, kız gelip oturdu, ikinci dakika kalkıp gitti. Ben çubuk kraker almışım, çay söyleyeceğim daha, konuşamadan romantik ortamı terk edip gitti.

-Romantik ortam hemi İbo! Belediye çay bahçesinde kız bir sığırla oturmuş çubuk krakerini çaya bandırıyor, hakkaten çok romantik! Ulan dişe yapışmış maydanoz İbo, kıza “Ne içersin bacım?” demişsin.

+ Ne diyeyim abi, kirve mi deseydim, ortak mı deseydim, toprağım mı deseydim! İlk buluşmamız sonuçta, bu kadar samimi olmaya gerek yok ki!

-Samimi olsan, kirve diyeceksin yani?

+ Evet abi, sana da diyorum ya, kirve, toprağım… Samimiyeti seviyorum ben abi. Sen demeyene kadar da o kız niye kızıp gitti anlamamıştım vallahi! Meğer, “Bacım!” sözüne bozulmuş!

-Sana nasıl hitap edeceğimi bilmiyorum İbo, sahiden bir tanımın yok!

+ “Toprağım” de abi.

-La toprağım, sen bu kızla ciddi düşünüyor musun sahiden?

-Şu bacım dediğim kız mı?

– O değil ulan, şu tantuniciye götürdüğün!

+Ciddi düşünmesem senle giderdim abi, onla niye gideyim?

-Allah’ım bu imtihanı da bana gönderen sensin, bana sabır ver!

+ Ne yapacağız abi, kız bana görgüsüz dedi, üstüne de bir hayvan ismi telaffuz etti de söylemeyeyim şimdi. Çok incindim, kalbim acıyor la abi! Sen arasan konuşsan abi, ikna etsen bir buluşsak da derdimizi anlatsak, derdimizi dinlemeden kalkıp gidiyorlar o gücüme gidiyor abi?

-Oğlum kızı düzgün bir restorana götür, bir cafeye götür bari tantunici olur mu?

+ Abi sen demez misin hep “Hiç değişme, hep kendin gibi kal!” diye. Ben normal hayatta hiç cafeye, restorana gitmiyorum ki? Kızı oraya götürsem ben ben olmam. Kendimle çelişirim. Hem sonra bu kızla hayırlısıyla oldu diyelim ve evlendik. Hep restorana, cafeye gitmek isteyecek. Ben asgari ücretle nefes almaya çalışan bir adamım. Asgari hayatıma bu şekilde nasıl devam edeyim? Sonra, “Sen çok değiştin İbrahim!” demeyecek mi?

-Oğlum nasıl bir nebatatsın sen la? Önce düzgün yere götür, bir konuşun anlaşın gerisi kolay!

+ Abi benle tantuniciye gelmeyen kızla yapamam ben, benim de kendime göre kriterlerim var. Bugün yarın seni de istemez bu kız, İhsan abinin çay ocağına da gelmemi istemez.  Mutsuz eder beni.  Ben mutsuz olmak istemiyorum ki, sevdiğim kızla tantuni yemek istiyorum, İhsan abinin oradan çay içmek istiyorum. Sosyetik kızlarla işim olmaz abi. Hem bugün yarın; yok tanışma yıldönümü, yok evlilik yıldönümü hatta doğum günümü falan kutlamaya kalkar da delikanlı âleme rezil olurum! Hem benim babam hacı, gelemem öyle şeylere.

-Sahiden seni ibret olsun diye yaratmış Rabbim. İbo oğlum, sana ne desem boş!

+ Eee abi, kızı ikna etsen de tantuniciye gelse olmaz mı?

-Şemsiyen delinsin de donuna kadar ıslan İbo. Tantuninden sinek çıksın, ayranına leylek düşsün.

Cırcır olasın da tantuniciye gideme emi!

+ Çok ağır konuşuyorsun abi, olmuyor bak. Abi acıktım ya tantuniye düşsek mi? Senle bir tantuni yesek de acım dinsin, kalbim acıyor la abi?

Şunlar da hoşunuza gidebilir

BOŞLUĞUN SESİ

Işık ve Zaman

Sindir-Ella

YAŞAMIN KIYISI

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.